Yeni Ekonomiyi Şekillendiren Sektör: Bilgi ve İletişim Teknolojileri

Yeni Ekonomiyi Şekillendiren Sektör: Bilgi ve İletişim Teknolojileri

Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörü bir ekonomideki tüm endüstrileri etkileyen, verimliliği artırıcı ve kolaylaştırıcı rol oynayan bir sektördür. Sanayi toplumundan, enformasyonun önemli olduğu bilgi toplumuna geçen dünyada BİT, mevcut ve yeni gelişen teknoloji ve iş alanlarının inovasyonlarla gelişmesinin, verimlilik ve rekabetçiliğin artmasının önünü açıcı bir rol oynamaktadır.

Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) Sektörü, OECD tarafından “bilgi ve veriyi elektronik olarak gösteren, ileten, saklayan hizmet ve üretim sektörleri bütünü” olarak tanımlanmıştır. BİT, terim olarak ilk kez 1997 yılında kullanılmış olsa da bilgi ve bilginin iletişiminin tarih boyunca toplumların, kültür ve ekonomilerin dönüşümünde büyük bir rolü olmuştur.

Pek çok yeniliğin ortaya çıkmasını sağlayan, hızla değişen ve gelişen Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörü, günlük hayatımıza ve iş yapış şekillerimize doğrudan ve dolaylı etki ederek birey, şirket ve ülkelerin refahını artırmaktadır. BİT’i kullanarak “Bilgi Toplumu”na dönüşümünü tamamlayan ülkelerde refah seviyelerinin göreceli olarak daha üst seviyelerde olduğu gözükmektedir. Refah artışı ve ekonomik büyümenin temel koşullarından biri olan bu dönüşümün gerçekleşmesi için, sadece ülke yönetimleri değil; uluslararası finans ve kalkınma kuruluşları da çaba göstermekte, destek ve kaynak sağlamaktadırlar.

Yeni Ekonomi
2000’li yıllara değin petrol ve otomotiv sektörlerinin dünya ekonomisini şekillendirme ve yönlendirme gücü, 2000’li yıllardan sonra teknoloji şirketlerinin eline geçmeye başlamıştır.
21. yüzyıla girerken bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, o güne kadar olan gelişmelerden 2 temel konuda farklılık göstermiştir;
1) “Sanayi” kavramını değiştirmiştir. (Yazılım, Siber Güvenlik, IoT, Akıllı Arabalar vb)
2) “Sınır” kavramını ortadan kaldırmıştır. (Ticaret, Gümrük, Denetim, Düzenleme, Vergi, Lisans, Güvenlik vb.)

Bu değişikliklerden ilki, demir-beton, makine ve tarım gibi somut alanlarda tanımını bulan “sanayi” kavramını derinden etkilemiştir. Bu konudaki en çarpıcı örneklerden biri 1888 yılında kurulan Kodak firması, taşınabilir ilk fotoğraf makinası yapmış ve fotoğraf filmi, baskı makinası ve sarf malzemeleri alanında dünyanın en büyük firması haline gelmiştir. 1990 yılında 18,5 milyar dolar ciro ile Fortune 500 listesinde 17. sıraya yükselmiştir. 1975 yılında ilk sayısal fotoğraf makinasını geliştirip üretmesine rağmen, film pazarının küçülmesi korkusuyla bu makinaların üretimini durduran Kodak, zaman içinde sayısal fotoğraf makinalarının yaygınlaşması ile 2012 yılında iflastan korunma konumuna gelmiştir. 2016 Yılı Faaliyet Raporunda Kodak’ın en büyük risklerinden biri olarak, “rakiplerinin teknolojik inovasyon veya yeni ürün ve hizmetlerinin tahmin edememesi” gösterilmiştir.

Diğer bir örnek, 2003 yılında kurulan elektrikli araba üreticisi Tesla’dır. Tesla, her yıl milyonlarca dolar zarar açıklamasına karşın bu yıl itibariyle 190 milyar doları aşan piyasa değeri ile dünyanın en değerli araba üreticisi olmuştur. Bu ve benzeri örnekler, geleneksel sanayi ve üretim süreçlerinin nasıl değiştiğini ve ekonominin yeniden nasıl şekillendiğinin açık göstergeleridir.

“Sınır” kavramındaki değişiklik ise, ticaret ve güvenlik konularındaki mevcut yaklaşımları temelden değiştirmiştir. Geleneksel sınır kavramlarına göre denetlenen, vergilendirilen ve desteklenen ticaret ve güvenlik, sınır kavramlarının ortadan kalkmaya başlaması ile birlikte yeni fırsatlar ve yeni tehditlerle karşı karşıya kalmıştır.

Her yıl milyarlarca dolar kazanan e-ticaret şirketleri ticari merkezlerinin olduğu ülke dışında genellikle herhangi bir vergilendirme, düzenleme ve denetime tabi değildir. Uluslararası şirketler milyarlarca dolar kazandıkları ülkelerin ekonomilerine doğrudan hiçbir katma değer oluşturmamakta, vergi ödememekte ve istihdam sağlamamaktadır. Bu şirketler, kamu idarelerinin, değerin yaratıldığı yerde verginin alınabilmesi konusunda yaşadıkları zorluklardan yararlanmaktadır.

Diğer yandan yazılım ağırlıklı ürün ve hizmetler, iletişim ve internet altyapısının gelişmesiyle küresel çapta yaygınlık ve etkinlik kazanırken, bu gelişmelere hızla uyum sağlamakta zorlanan ülkeleri ve ekonomileri daha da zor durumlarda bırakmaktadır.
Özellikle akıllı telefonlar ile değişen ürün ve hizmet kavramları, Facebook, WhatsApp ve Spotify gibi ürünlerde beden bulmuş, bankacılıktan kamu hizmetlerine, otomotivden müzik endüstrisine kadar tüm sektörlerdeki yerleşik alışkanlıkları yerle bir etmişlerdir.

Türkiye’de Sektörün Büyüklüğü
1970’lerden bu yana Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmelerin ardından, global BİT sektör büyüklüğü 5 trilyon dolar düzeyine ulaşmıştır. Sektörün Türkiye’deki büyüklüğü ise 152,7 milyar TL seviyesindedir.

2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14 büyüme kaydeden sektörde iletişim teknolojileri 96,6, bilgi teknolojileri ise 56,1 milyar TL büyüklüğe ulaşmıştır. 2015-2019 yılları arasındaki dönemde ise bilgi teknolojileri yüzde 21, iletişim teknolojileri ise yüzde 15 büyümüştür.
Bilgi teknolojilerinde donanım 20,4 milyar TL, yazılım 23,4 milyar TL ve hizmet 12,2 milyar TL büyüklüğe ulaşırken, iletişim teknolojilerinde elektronik haberleşme 66,6, donanım ise 29,9 milyar TL pazar büyüklüğüne sahiptir.

Sektörde bilgi teknolojileri-hizmet sektöründe yerlilik oranı yüzde 81 iken bu oran iletişim teknolojileri-donanımda yüzde 16 seviyesindedir. Sektörde istihdam edilen kişi sayısı ise 143 bine ulaşmıştır.
Türkiye'nin Dijitalleşme Endeksi Raporu’na göre Türkiye'nin dijitalleşme notu 2019'da 5 üzerinden 2,94 iken 2020'de 3,06'ya yükselmiştir.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri
2019 yılında toplam sektör hacminin yüzde 14’ü teknokentlerde oluşturulmuştur. 2019 yılında teknokent sayısı bir önceki yıla göre yüzde 4 artarak 84’e ulaşmıştır. Teknokentlerde 5.673 firma faaliyet gösterirken, 60 bine yakın kişi bu firmalarda istihdam edilmektedir. Teknokentlerdeki firmaların ciro büyüklükleri ise 22,9 milyar TL’dir.

İhracat Rakamları
Türkiye’de 2019 yılında sektörün toplam ihracatı 6,5 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bilgi Teknolojileri Donanım 494 milyon TL, Bilgi Teknolojileri Yazılım 4.8 milyon TL, Bilgi Teknolojileri Hizmet 574 milyon TL, ve İletişim Teknolojileri Donanım alt sektöründe 638 milyon TL ihracat gerçekleştirmiştir.
Avrupa Bölgesi, hedef pazarlarda liderliğini koruyup payını artırmaya devam ederken; yerli firmalar Amerika gibi lider ve Asya gibi büyüyen pazarlarda sınırlı performans göstermiştir.
Avrupa Birliği ülkeleri sektörün ihracatında yüzde 75’lik paya sahiptir. Avrupa’nın ardından en fazla ihracat yapılan bölge ise yüzde 12 ile Orta Doğu ve Afrika’dır.

İstihdam
Bilgi teknolojilerinde 110, iletişim teknolojilerinde 33 bin olmak üzere sektörde toplam 143 bin kişi istihdam edilmektedir. Sektörde kadın istihdamı oranı yüzde 33, üniversite mezunu çalışan yüzdesi ise yüzde 46’dır.

Yazılım Geliştirilen Alanlar
Bankacılık/finans uygulamaları, ERP/CRM, İş Zekası ve Veri Entegrasyonu en fazla yazılım geliştirilen 3 alan olarak öne çıkmaktadır.
Kaynak: Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Raporu
 

Yazıyı Paylaş:    

Diğer İçerikler

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Turizm Konseyi Üyeleriyle Bir Araya Geldi

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Turizm Konseyi Üyeleriyle Bir Araya Geldi

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Turizm Konseyi Üyeleriyle Bir Araya Geldi

Devamını Oku
Sözal Kimya Sektörün Global Lideri Olmayı Hedefliyor

Sözal Kimya Sektörün Global Lideri Olmayı Hedefliyor

Sözal Kimya Sektörün Global Lideri Olmayı Hedefliyor

Devamını Oku
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu BTSO Meclis Toplantısının Konuğu Oldu

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu BTSO Meclis Toplantısının Konuğu Oldu

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu BTSO Meclis Toplantısının Konuğu Oldu

Devamını Oku
BTSO EKONOMİ ARŞİV