Bursa’da Turizmin Geleceği İçin Güçlü Bir İşbirliği Var

Bursa’da Turizmin Geleceği İçin Güçlü Bir İşbirliği Var

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi, BURKON Turizm Kongre Genel Müdürü ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Üyesi Hasan Eker, pandemi sürecinin Bursa turizmine etkilerini değerlendirdi. Aşı uygulamasının 2021 yılında turizm sektörünün performansını belirleyeceğini belirten Eker, 20 milyar dolar turizm geliri ve 30 milyon turist sayısına ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı.
Hasan Eker, BTSO Turizm Konseyi’nin çalışmaları kapsamında, Ticaret Bakanlığı destekleriyle Turizm HİSER projesini hayata geçirdiklerini ve sektöre 3,4 milyon dolarlık kaynak sağladıklarını söyledi. BTSO tarafından Ticari Safari ve Küresel Fuar Acentesi projeleri kapsamında turizmin geliştirilmesine yönelik önemli çalışmalar yapıldığını anlatan Eker, “Ticari Safari Projesi ile yurt dışından ticaret heyetleri Bursamıza geldi. Yine Küresel Fuar Acentesi aracılığıyla şehrimizden yurt dışına heyetler gönderdik. Turizm anlamında önemli faaliyetler gerçekleştirdik. HİSER projemiz de şehrimizde turizm ve ticaretin gelişmesi anlamında bize güç kattı. Öte yandan Bursa’da 10 yıl önce sadece 11 fuar yapılırken, şu anda şehrimizde yılda yaklaşık 20 fuar gerçekleştiriliyor. UR-GE ve diğer projelerle birlikte Bursa’da yapılan fuarların sayısı 30’u buluyor.” ifadelerini kullandı.

BURSA TURİZMİ İÇİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI
Tarihi ve doğal güzellikleri ile önemli bir turizm potansiyelini bünyesinde barındıran Bursa’da yürütülen çalışmaları değerlendiren Hasan Eker, “BTSO tarafından Uludağ Kirazlıyayla’da yapılan Uludağ Yaşam Boyu Eğitim Merkezi, kent turizmine önemli bir katkı sağlayacaktır. Planlanan yeni fuar merkezi projesi de hayata geçirildiği takdirde Bursa’nın fuar kenti kimliğine güç katacaktır. Turizm, ticaret ve sanayi aslında birbirini tamamlayan sektörler. Özel sektörün girişimleri ile Bursamızda son yıllarda büyük otel yatırımları yapıldı. Bursamıza iş yapmak için gelen sanayicilerimiz otellerimizi dolduruyorlar. Yaz dönemlerinde Arap turistler, kış aylarında ise Bursamıza iş yapmak üzere gelen sanayicilerimizle otellerimiz doluyor. Bursa ekonomik açıdan oldukça canlı bir kent. Sanayi, ticaret ve turizm potansiyeline sahip nadide bir şehir. Bu sektörlerin hepsi birlikte yürümeli. Elbette Bursa turizmi için yapmamız gereken çok şey var. Bunları da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Turizm Konseyi’nde tüm taraflar bir araya gelerek düzenli aralıklarla konuşuyoruz. Bu anlamda da Bursa turizmi için çalışmalar yapılıyor.” dedi.

İSTANBUL İLE BAĞLANTIMIZ ÖNEMLİ
Bursa turizminin geleceği açısından İstanbul’a bağlantıların kolaylaşmasının önemine vurgu yapan Hasan Eker, “Bursa turizmine en önemli katkı İstanbul’daki Sabiha Gökçen Havalimanı’na hızlı tren ulaşımı olacaktır. Bu yatırım hayata geçirilebilirse Sabiha Gökçen Havalimanı ile Bursamız arasındaki ulaşım tek vasıta ile kolaylıkla sağlanabilecektir. Bizim aslında üç tane havalimanımız var diye bakmamız lazım. Yenişehir, İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanları Bursa’ya hizmet ediyorlar. Şu anda İstanbul, Avrupa’nın ve hatta dünyanın ana dağıtım noktası niteliğinde. İstanbul’dan yaklaşık 300 noktaya direkt sefer var. Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan da 50’nin üzerinde noktaya ulaşım var.  Yenişehir Havalimanı’nın bu kadar yüksek sayıya ulaşması mümkün değil. Biz Bursa olarak tüm dünyayı hedefliyoruz. Dolayısıyla bizim bu havalimanlarına doğrudan ulaşıma ihtiyacımız var ve bunun en kolay yolu da hızlı tren olacaktır. Bu yatırım Bursa’nın gücüne güç katacaktır.” şeklinde konuştu.

BURSA ÖNEMLİ ZENGİNLİKLERİ OLAN BİR TARİH ŞEHRİ
İstanbul-Bursa-İzmir otoyolunun Bursa açısından çok önemli olduğunun altını çizen Eker, “Bu proje sayesinde Sabiha Gökçen’den Bursa’ya ulaşmak ve yine Sabiha Gökçen’den Taksim’e ulaşmak hemen hemen aynı sürede gerçekleşiyor. Bu Bursa için önemli bir avantaj anlamına geliyor. Bursamızda İstanbul’a nazaran çok önemli artı değerler de var. Özellikle kültür turizminde çok iddialıyız. Bursamızdaki Osmanlı eserleri İstanbul’dan daha eski. Osmanlı’nın ilk dönem eserleri Bursamızda. Bu zenginliklerimizi değerlendirmeliyiz. Yine Uludağ, Gölyazı, Cumalıkızık, İznik, Tirilye, Arkeopark gibi doğal ve tarihi değerlerimiz var. Tüm bu zenginliklerimizle birlikte Bursamızda çok önemli bir turizm potansiyelimiz var. Bizler de bu zenginliklerimizi değerlendirebilmek için çalışıyoruz. Kentimizin iki tane turizm vizyonu olması lazım. Öncelikle kültür turizmine ağırlık vermeliyiz. Kültür turizminde en büyük değerimiz Osmanlı kültürü. Bursa’ya gelen bir turiste biz Osmanlı’ya yaşatmalıyız. Osmanlı mimarisi, Osmanlı yemekleri, Osmanlı evleri, Osmanlı kafeleri ve Osmanlı yemekleri gibi bir kültür oluşturmalıyız. Osmanlı’nın kültür tarafını biz vurgulamalıyız. Körfez ülkelerine Yeşil Bursa’yı tanıtmamız lazım. O bölge dışındaki diğer alanlara da kültür turizmini ‘Live Ottoman’ gibi bir sloganla pazarlamamız lazım. Kongre ve fuar turizminde sanayideki gücümüzle önemli bir potansiyel taşıyoruz.  Bursamızın kongre ve fuar kenti kimliğini daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Bursa gerçekten yüksek potansiyele sahip, özel bir şehir. Bu anlamda kentte çok önemli bir birliktelik var. Turizmciler, kamu, belediyelerimiz, BTSO ve diğer tüm paydaşlar güzel bir birliktelik içerisindeler. Bu da Türkiye’ye örnek olan bir avantajımız.” dedi.

PANDEMİ SÜRECİNİN EN FAZLA ETKİLEDİĞİ SEKTÖRÜZ
Tüm dünyayı saran Covid-19 pandemisinin en fazla etkilediği sektörlerden birinin turizm olduğunun altını çizen Hasan Eker, “Bu herkesin kabul ettiği bir gerçek. Tabii ki bu konuda önemli destekler sağlandı ancak salgın sürecinin uzun sürmesi ile üyelerimizin destek beklentisi sürüyor. Bizler TÜRSAB Yönetim Kurulu olarak üyelerimizin tüm taleplerini yazılı hale getirerek Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlıklarımıza ilettik. Bu konuda yüz yüze görüşmeler yaptık, sosyal medya ve medya aracılığıyla taleplerimiz ilettik. Bazı üyelerimiz hiç iş yapmasalar dahi ofislerini açmak zorunda kalıyor ve dolayısıyla çalışan masrafları devam ediyor. Personeli çalıştırdıkları için kısa çalışma ödeneğinden yeterince faydalanamıyorlar. İptaller, iadeler, önümüzdeki yıl için planlanan organizasyonlar gibi işler nedeniyle bizler ofislerimizi kapatamıyoruz ve masraflarımız devam ediyor. Bu anlamda esnafa sağlanan hibe desteğinin mutlaka acentelerimize de sağlanması gerekiyor. Tabii bu desteklerin ticaret odası üyelerine de sağlanması gerektiğini düşünüyorum.
Bizim asıl beklentimiz hizmet veren acentelerin personellerinin kısa çalışma ödeneği dışındaki masraflarının ödenmesi, acentelerin kira masraflarının ödenmesi, kira stopajı alınmaması ve ödenecek vergilerin ertelenmesi. Öte yandan nisan ayında kullanılan nefes kredilerinin ödemeleri Ocak ayı itibariyle başlıyor. Dolayısıyla hiç iş yapamadan tekrar kredi ödemeleri geldi. Biz TÜRSAB olarak 2020 yılı aidatlarımızdan feragat ettik. Tüm üyelerimizin 3.250 lira tutarındaki aidatlarını sildik. TÜRSAB için 35 milyon liralık bir ilave yük oluşturmasına rağmen sektörümüz için bu adımı attık. Üyelerimiz için çalışmalarımız devam edecek. BTSO da salgın sürecinde çok başarılı çalışmalar yaptı. Üyeleriyle güçlü bir iletişim sağladı. Başkanımız ve yönetim kurulu üyeleri her gün online platform üzerinden farklı sektörlerle buluşuyorlar. Sektörlerin taleplerini dinliyorlar ve hükümete iletiyorlar. Son 1 ay içerisinde 5-6 kez Kültür ve Turizm Bakanımız, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcımız, Ticaret Bakan Yardımcımızla görüşmeler yaptık. Taleplerimizi hükümete doğrudan aktarma imkanı yakaladık.” şeklinde konuştu.

2021’DE 20 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİ YAKALAYABİLİRİZ
Turizm sektörünün 2021 yılında beklentilerinden bahseden Hasan Eker, 2021 yılında 2019 yılı turist sayısının yarısına ulaşmayı beklediklerini belirterek, “2019 yılında ülkemize 52.7 milyon turist geldi. 34,5 milyar dolar gelir elde edildi. 2020 yılında ise dünya genelinde yüzde 80 azalma yaşanırken, Türkiye ziyaretçi bakımından yüzde 71 azalmayla bu yılı kapattı. 2021 yılında 2019 yılındaki rakamların ancak yarısını yakalayacağımızı düşünüyoruz. Yaklaşık 20 milyar dolarlık bir gelir ve 30 milyon turist hedefimiz var. Dünya Turizm Örgütü 2021’in üçüncü çeyreğinden itibaren seyahat sayılarında artış öngörüyor. Burada aşının etkisi çok büyük olacak. Aşının kalitesi, etkinliği ve yaygınlaşması bizim tahminlerimizi etkileyecektir. Pandemi sürecinin ardından dünyada turizm trendlerinde değişimler görülecektir. Artık insanlar kalabalık ortamlardan kaçacaklar. Villa tarzı, bungalov tarzı yerler ve doğal ortam içerisinde kalabalık olmayan yerler tercih edilecek. Karavan turizmi, yat turizmi gibi turizm çeşitlerine talep artacak. Sağlık turizmi yine bu dönemde revaçta olacaktır.” dedi.
 

Yazıyı Paylaş:    

Diğer İçerikler

Otomobil

Otomobil

Otomobil

Devamını Oku
Türkiye Ekonomisi

Türkiye Ekonomisi

Türkiye Ekonomisi

Devamını Oku
Kısa Çalışma Başvuru Süresi Ve Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanma Süresi Yeniden Uzatıldı

Kısa Çalışma Başvuru Süresi Ve Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanma Süresi Yeniden Uzatıldı

Kısa Çalışma Başvuru Süresi Ve Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanma Süresi Yeniden Uzatıldı

Devamını Oku
BTSO EKONOMİ ARŞİV