İnşaat Sektöründe Gündem ‘Kentsel Dönüşüm’

İnşaat Sektöründe Gündem ‘Kentsel Dönüşüm’

BTSO İnşaat Sektörü Genişletilmiş Toplantısı’na katılan Kentsel Dönüşüm Uzmanı ve Mimar Nihat Şen, kentsel dönüşümün ülke genelinde 57 milyon vatandaşı ilgilendirdiğini belirterek, kentsel dönüşüm bakanlığı kurulması ve sadece kentsel dönüşümü finanse edecek bir sistem oluşturulması önerisinde bulundu.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın sektörel istişare toplantıları kapsamında inşaat ve gayrimenkul sektörü temsilcileri bir araya geldi. Video konferans yöntemiyle yapılan toplantı ‘kentsel dönüşüm’ gündemi ile gerçekleştirildi. Kentsel Dönüşüm Uzmanı ve Mimar Nihat Şen’in konuşmacı olarak yer aldığı toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak, BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu ile konuttan altyapıya, inşaat malzemelerinden emlakçılığa kadar ilgili komitelerden sektör temsilcileri katılarak, görüş ve önerilerini paylaştı.

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak, Türkiye'de ve tüm dünyada salgın nedeniyle hassas bir dönemden geçildiğini söyledi. İnşaat ve gayrimenkul sektörlerini doğru stratejilerle yeni normale hazırlamak için çalıştıklarını kaydeden Şenocak, bu süreçte tüm dünyada yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini aktardı.

“BURSA’YI HIZLI BİR ŞEKİLDE DEPREM TEHLİKESİNE KARŞI HAZIRLAMALIYIZ”
Oda olarak kentsel dönüşüm konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Şenocak, “BTSO çatısı altındaki 63 meslek komitesinden 6’sı inşaat ve gayrimenkul sektörü ile ilişkili komiteler. Üye sayımızın yaklaşık 5’te biri bu komitelerde yer alıyor. İzmir’deki depremin ardından kentsel dönüşüm konusu sektörümüzün yeniden gündemine geldi. Bursa’yı hızlı bir şekilde deprem tehlikesine karşı hazırlamamız gerekiyor. Sanayi, ticaret ve ekonominin merkezi olan Bursa’da gerekli tedbirler alınmadığı takdirde arzu etmediğimiz neticelerle karşılaşabiliriz. Dolayısıyla 2021 yılı ile birlikte hızlıca bu konuya odaklanılması gerektiğini düşünüyoruz. Başta 2000 yılı öncesinde yapılan binalar olmak üzere çürük olan yapıların hızlıca tespit edilip yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Konutların yanı sıra fabrikalar ve işyerleri de bu dönüşüm sürecine dahil edilmeli. BTSO olarak paydaşlar arasındaki koordinasyonu ve işbirliğini sağlama konusunda sorumluluk üstlenmeye hazırız.” Şeklinde konuştu.

KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSU BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ OLMALI
BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu, İzmir depremi sonrası kentsel dönüşüm konusunun yeniden gündeme geldiğini söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın acil eylem planı olarak dönüştürülmesi gerektiğini öneren Tuğcu, “Pandemi sürecinden inşaat sektörü de olumsuz etkileniyor ancak şu anda en önemli işimiz kentsel dönüşüm. Bu konuya hızla eğilmemiz gerekiyor.” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE OLUMSUZ ÖRNEKLER, OLUMLU ÖRNEKLERİN ÖNÜNÜ KESİYOR
Bugüne kadar kentsel dönüşüm konusunda Bursa’da belediyelerin farklı uygulamaları olduğunu belirten Tuğcu, “Büyükşehir Belediyesi özellikle Bakanlıktan aldığı yetkiyle emsal artışı ile bu konuyu çözmeye çalıştı. Ada bazında uygulamalar da yapıldı ancak bu yoğunluk artışını beraberinde getirdi. Deprem açısından güvenli binalar oluştu ama farklı sıkıntılar meydana geldi. Bursa’da 0,50 emsal artışının verilmesi neticesinde bazı olumsuz örneklerle de karşılaştık. Emsal artışıyla birlikte bölgenin değerli olması, yoğunluğun mevcut imar planının altında olması dolayısıyla hızlı yapılaşma ortaya çıktı. Kentsel dönüşümde olumsuz örnekler, olumlu örneklerin de önünü kesiyor. Vatandaşlar konuya daha şüpheci yaklaşıyor. 6306 sayılı kanun birtakım avantajlar, muafiyetler getiriyor ancak bu yetersiz kalıyor. Yasanın getirdiği kendi kendini finanse etme modeli, emsal artışı ve yoğunluğun artmasına yol açıyor. Vatandaşlar ayrıca para ödemek istemiyor ve metrekare kısıtlamasına da gitmek istemiyor. Bununla birlikte işi bilmeyen bazı kişilerin müteahhitlik yapması ve mülk sahiplerinin de kentsel dönüşüm konusunu bir pazarlık haline getirmesi de problemler oluşturdu.” dedi. 



“KENTSEL DÖNÜŞÜM YERİNE BİNA YENİLEME”
Türkiye’de özellikle 1980-2000 döneminde çok katlı yapılaşmaların gerçekleştiğini dile getiren Tuğcu, esas riskli yapıların bu dönemde inşa edilenler olduğunu ifade etti. Tuğcu, “İdeal kentsel dönüşüm uygulamalarını orta ve uzun vadede gündeme almalıyız. Şu anda hızlı ilerlemek adına riskli yapıları bina yenileme ölçeğinde değerlendirip dönüştürebiliriz. Kamuoyuna bu konuyu iyi anlatıp, güçlü bir algı oluşmasını sağlamalıyız.” diye konuştu.

TÜRKİYE COĞRAFYASININ YÜZDE 66’SI, NÜFUSUN YÜZDE 71’İNİ İLGİLENDİRİYOR
Kentsel Dönüşüm Uzmanı ve Mimar Nihat Şen ise konuşmasında şunları söyledi: “Kentsel dönüşüm konusunun önemli olduğunu 1999 yılındaki Marmara Depremi’nde yaşadık. Deprem sonrası ekonomik değeri en yüksek bölgelerdeki binaları inceledik ve olası afetler karşısında bizim yapı stokumuzun dayanıklı olmadığını tespit ettik. Mevcut yapı stokunun yenilenmesi ve daha sağlıklı binalara inşa edilmesi konusunda kentsel dönüşüm öne çıktı.  Bugüne kadar kentsel dönüşümün ne olduğunu kamuoyuna anlatamadık. Yapılan uygulamalarda yoğun inşaat hamleleri olması nedeniyle bu ‘rantsal dönüşüm’ olarak algılandı. Bundan 9 sene önce 21 milyon yapı stoku içinde 6,5 milyon yapının yenilenmesi, güçlendirilmesi gerekir derken bugün 6,7 milyon bina var diyoruz. Bu konu Türkiye coğrafyasının yüzde 66’sını, Türkiye nüfusunun yüzde 71’ini ilgilendiriyor.”

DEPREM DEĞİL, BİNA ÖLDÜRÜR
“Türkiye coğrafyası deprem kuşağında. Daha önce çok kez depremlerle karşılaştık. Ancak yapı stokumuzun yüzde 60’ı mühendislik hizmeti almamış, ruhsat veya eklerine aykırı ya da kaçak yapı durumunda. Hep söylediğimiz bir şey var: ‘Deprem değil bina öldürür.’ En son İzmir depreminde bunu gördük. Aslında bu beklenen İzmir depremi değildi. Sisam’da, 57 km açıkta 6,7 şiddetinde meydana gelen bir depremdi. Yıkıcı şiddette olmamasına rağmen, zemin yapısına uygun olmayan, 20 yıl önce yapılmış binalar yüzünden 114 vatandaşımızı kaybettik.”

KENTSEL DÖNÜŞÜM SİYASİ POLEMİK HALİNE GETİRİLMEMELİ
“Kentsel dönüşüm her şeyden önce bir siyasi polemik haline getirilmemeli. Bu işi toplumsal uzlaşı ve milli seferberlik ruhuyla yürütmeliyiz. Bugüne kadar yapılan kötü kentsel dönüşüm uygulamaları iyi örnekleri gölgeledi. Kentsel dönüşüm eski binayı yık, yeni bina yap şeklinde algılandı. Bu da aslında bir kültür asimilasyonuna yol açtı. Kentsel dönüşüm böyle bir şey değil. Biz toplum olarak değerlerimizle ayaktayız. Kentsel dönüşüm yapıyorsak beşeri ilişkileri güçlendiren, mahalle kültürünü barındıran, çevresel faktörleri planlayan, yer altı ve yer üstü tarihi dokuyu koruyan, yenilenebilir enerjiyi içine alan, sosyal donatı alanları, ulaşım aksları çözülmüş, akılcı bina ve akılcı şehirleri  kapsayan bir dönüşümden söz etmeliyiz.”

KENTSEL DÖNÜŞÜM BAKANLIĞI KURULMALI
“Kentsel dönüşüm ülke genelinde 57 milyon vatandaşımızı ilgilendiren bir konu. Bunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki tek bir genel müdürlükle götüremeyiz. Bununla alakalı ayrı bir Bakanlık kurulmalı ve sadece kentsel dönüşüm finansmanına ilişkin bir yapı oluşturulmalı.”
Kentsel Dönüşüm Uzmanı ve Mimar Nihat Şen’in toplantıda sunduğu başlıca öneriler ise şöyle:

  • Süreçte mutlaka belediyelerin ve yerel idarelerin rol alması gerekmektedir.
  • TOKİ eliyle dönüşüm yapılması yerine mevcut bina tespitleri yapılarak ticari kaygı olmadan vatandaşlara bilgi aktarılıp kredi ve destekler ile dönüşümlerin özel sektör eliyle yapılması gerekmektedir.
  • Parsel bazlı dönüşümlerde yoğunluğun artarak sosyal donatı alanlarının azalması sebebiyle Kentsel dönüşümün parsel bazlı değil kendi değerini kendi yaratacak ada bazlı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
  • Milli mimari ve yöresel mimariyi bu çalışmalarda ele almak gerekmektedir. Bursa’nın kendine ait yöresel mimariye sahip çıkılması gerekmektedir.
  • Yerel dinamiklerin hayata geçirilmesi adına müteahhitlerin bir araya gelerek yeni bir gayrimenkul yatırım ortaklığı kurarak alan bazlı olacak dönüşümde sermayeyi bir havuzda biriktirerek dönüşümün gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
  • Bakanlık, yerel idare ve vatandaş bu sürece dahil edilerek 6306 sayılı yasada tekrar düzenleme yapılması gerekmektedir.
  • İnşaat sektörünü bir araya getiren bileşenlerin yeni iş ve finans sistemi oluşturarak dönüşümün gerçekleştirilmesi gerekmektedir
  • Yoğunluğu arttırmadan vatandaşın binasını yenileyebilmesi adına; dönüşümde ticari bir amaç güdülmüyor ise vatandaşa sağlanan imkanların arttırılması gerekmektedir. Günün koşullarına göre 125.000 tl’lik kredinin 200.000 TL olarak revize edilmesi, 10 yıllık vadedin ilk 2 yıl anapara faiz ödemesiz 20 yıla kadar yayılması gerekmektedir. Konut kredi faiz oranlarının düşürülmesi gerekmektedir. KDV indirimi ve SGK muafiyeti sağlanması gerekmektedir. Böylece kayıt dışı ekonomi içeri alınmış olacaktır.
  • Riskli ve çoklu mülkiyetli binalarda tüm kat maliklerinin bu karara katılmıyor ise arsa payı değerlerinin 3’te 2’si karar alıp uygulayabilir maddesinin,  %51 e düşürülmesi gerekmektedir. Ekonomik açıdan mağdur olan vatandaşa da rezerv alanlardan konut vererek mağduriyetin giderilmesi sağlanmalıdır.
  • Sanayi, tarım ve turizminde kentsel dönüşüm çalışması içerisinde ele alarak, Her şeyi barındıran bir master plan ile Bursa’nın 40 yılını gözeten bir plan çalışması yapılması gerekmektedir.
  • Yeşil ve akıllı bina teknolojisiyle kendi finansını kendi sağlayan binalar üretilmeli dönüşüm cazip hale getirilmelidir.

Yazıyı Paylaş:    

Diğer İçerikler

Hedefimiz 10 çeşitle pazarda olmak

Hedefimiz 10 çeşitle pazarda olmak

Hedefimiz 10 çeşitle pazarda olmak

Devamını Oku
BTSO Akademi’de Eximbank’ın Kredi ve Alacak Sigortası Destekleri Tanıtıldı

BTSO Akademi’de Eximbank’ın Kredi ve Alacak Sigortası Destekleri Tanıtıldı

BTSO Akademi’de Eximbank’ın Kredi ve Alacak Sigortası Destekleri Tanıtıldı

Devamını Oku
Bursa Model Fabrika’dan Eğitim Alan KOBİ’lere 70 Bin TL Destek

Bursa Model Fabrika’dan Eğitim Alan KOBİ’lere 70 Bin TL Destek

Bursa Model Fabrika’dan Eğitim Alan KOBİ’lere 70 Bin TL Destek

Devamını Oku
BTSO EKONOMİ ARŞİV