Çin’e Kiraz İhracatının Perde Arkası…

Çin’e Kiraz İhracatının Perde Arkası…Tarım ürünleri ihracatı gerek tarife dışı engellemeler gerekse de teknik uygulamalar açısından oldukça sıkıntılı ve uzun süreli çaba gerektiren bir faaliyettir. Nitekim bundan 17 yıl önce o günkü adıyla ‘’Uzakdoğu Ülkelerine Meyve İhracatı Komitesi’’ olarak kurulan ve daha sonra Çin’e meyve ihracatı komitesine dönüşen çalışma grubunun büyük mücadelesi sonunda bugün Çin’e kiraz ihracatı yapılabilir hale gelmiştir. Bu konuda geçtiğimiz dönemlerde 8 yıl UYMSİB Başkanlığı da yapan Dr. Salih Çalı’nın çabalarını da hatırlatmadan geçemeyeceğim. Japonya’ya limon ve greyfurt, yine Çin’e henüz açıklanan süt ürünleri ihracatı meselesi de hep bu şekilde uzun yıllar yapılan girişimlerin sonuçlarıdır.
 
YILDA 600 BİN TON KİRAZ ÜRETİMİ

Çin’e kiraz ihracatı deyip geçmeyin. Yılda 600 bin ton kiraz üreten ve kirazın anavatanı olarak bilinen ülkemizde üretilen başta Ziraat-900 çeşidi olmak üzere Türk kirazının en az Avrupa kadar önemli bir pazarıdır Çin Halk Cumhuriyeti. Dünyanın en fazla nüfusuna sahip Çin’de Şubat ayında kutlanılan yeni yıl döneminde birbirlerine en çok kırmızı renkli hediyeler almalarından ötürü Şili, güney yarım kürede olmanın verdiği avantajla ürettiği 80 bin ton kirazın tamamını Çin’e satmaktadır. Çinliler arasında iyi bir ismi olan Türk kirazının aynı dönemde en büyük rakibi California’dan gelen Amerikan kirazıdır.
 
Ocak 2019’da Çin’in Amerika ile başlattığı ticaret savaşları Türk kirazının Çin pazarına girmesini bir anda kolaylaştırdı. Hatta Çinli yetkililer tarihte görülmemiş bir şekilde Ocak’ta alınan kararı sadece paraflamak suretiyle ve üretim yapan firmaları gelip görmeye dahi gerek görmeden Haziran ayında ithalata izin vermişlerdi.
 
SEVKİYAT ÖNCESİ UYGULAMALAR DEZAVANTAJ OLUŞTURABİLİR

Türk meyve ve sebzelerinin yurt dışı pazarlarda tarife dışı engel olarak karşılarına devamlı çıkarılan sorun; Akdeniz meyve sineğinin var olduğu ile ilgili söylemlerdir. Çin’e yapılan kiraz ihracatında da Çinli yetkililer bu olasılığa karşı ithal edecekleri kirazın sevkiyat öncesinde iki ayrı uygulamadan birinin yapılması zorunluluğunu getirmişlerdir. Bunlardan birincisi metil-bromid kullanarak (145 gr/parti) fumigasyon uygulaması diğeri de 14 gün +1 derecede soğuk depoda bekletilmesi işlemidir. Her iki uygulamanın da bir takım dezavantajları mevcuttur. Metil bromid uygulaması sapların kararmasına ve kirazın yumuşamasına sebep olmakta, 14 gün soğukta bekletme de hem kalite kaybına hem de pazarın zamanlama açısından kontrol edilememesine sebep olmaktadır. Hem Amerika hem de Şili buna benzer uygulamalar yapmakta ise de kullanım Akdeniz meyve sineği olmadığı gerekçesi ile (Amerika da olduğuna dair bilgiler mevcut) daha düşük dozlarda uygulanmakta ve sonuçta daha sert ve kaliteli bir kirazın pazara sunulmasına olanak vermektedir. Bazı kaynaklar bize has bir çeşit olan Ziraat-900 çeşidinin de bu uygulamalara uygun bir çeşit olmadığını söyleseler de bu çeşit bizi kirazda dünya çapında bir üretici yapmıştır.
 
Öte yandan aynı kirazı hiçbir kimyasal ya da fiziksel uygulamaya sokmadan Avrupa’nın tamamına sorunsuz bir şekilde satmakta ve beğeni toplamaktayız. Amerikalılar Çin’deki kiraz pazarını kaybetmemek için Türk kirazına karşı aynı siyah incirde olduğu gibi akdeniz meyve sineğini bahane ederek Çinliler’e bir anlamda baskı kurmaktadırlar.
 
Geçtiğimiz yıl Çin gümrükleri Amerikan kirazına %54 olan vergi oranını %24 olarak uygulamaya başladılar. Los Angeles’tan Şangay’a kargo fiyatlarının 1,40 USD/kg iken bizim fiyatımızın minimum 1,75 USD/kg seviyelerinde uygulanması da rekabetteki bir diğer unsurdur. Bilinmesi gerekir ki piyasada aynı fiyatta olduğunda Amerikan kirazı yukarıda belirttiğim sebeplerden dolayı Türk kirazına tercih edilmektedir.
 
ÇİN PAZARINDA KALICI OLMAK

Peki ne yapılmalıdır? Her yıl 1,5 milyar dolarlık kiraz ithalatı yapan Çin pazarında kalıcı olmak için alınması gereken önlemler nelerdir? Bir kere Çin’e her firmanın ihracat yapmasına izin verilmemelidir. Tarım ürünleri ile ilgili yatırım yapmış ve bu işin ihracatını yapan bir firmanın aynı anda müşterisi talep etti diye Türkiye’den mermer satmaya çalışması ne kadar abesle iştigal ise Çin ile ticaret yapan her firmanın kiraz satmaya kalkışması bir o kadar yanlış ve sürecin ilerisi için tehlikelidir. Herkes kendi işini yapmalı ve işi bilene vermelidir. Bu sebeple de Çin gibi yeni başlanan ve kendine has özellikleri olan çok büyük bir pazara giriş için öncelikle hem bahçeleri kontrol altında olan, hem paketleme tesisleri yeterli, teknik açıdan tüm süreçlere hakim ve bilimsel olarak izlenebilirlik anlamında her türlü etkiye tepki verebilecek kabiliyette firmaların pazara girişine müsaade edilmeli ve kalıcı olmaları için devlet tarafından her yönüyle desteklenmeleri gerekmektedir. Devletin desteği her daim maddi olmak zorunda değildir. İyi bir ticaret ataşesinin bile birçok kapıyı açabilecek özellikte olabileceğini (Çin’deki ataşelerimizi tebrik ederim) unutmamız gerekir. Devletin işin arkasında olduğunu ithalat yapan ülkeye hissettirmek en az fiyat kadar önemli bir unsurdur. Bu arada hatırlatmam gerekir ki Mayıs ayının başında Tarım ve Orman Bakanlığımız Çin yetkililerine 227 bahçe ve 28 firmanın ismini uygunluk açısından bildirmişlerdir.
 
LOJİSTİK DESTEK İÇİN TİM DEVREYE GİREBİLİR

Bir diğer önemli husus lojistik imkanlarıdır. Dünyanın 6. büyük kargo firması olan Türk Hava Yolları kargo birimi Uzakdoğu dahil olmak üzere 155 destinasyona kargo uçuşu yapmaktadır. Bu uçuşların büyük bir kısmı yolcu uçaklarının altında giden kargolardan oluşmaktadır. Bunun yanı sıra sahip olduğu büyük gövdeli kargo uçakları ile de charter seferler de yapmaktadır. Tabii ki yolcu beraberinde giden kargonun kilogram başına maliyeti charter seferine göre 3’te 1 oranındadır. Yolcu beraberinde giden yaş meyve sebze ürünlerinin tamamında gerek yükleme öncesi gerekse seyahat esnasında meydana gelen ısı değişiklikleri ürünün kalitesine son derece olumsuz etki yapmaktadır. Burada esas olan charter seferindeki gibi tamamen belli bir sıcaklık derecesinde ürünün sevk edilmesidir. Yolcu beraberi taze meyve sebze kargo taşımacılığı kalite açısından uygun değildir. Bunun çözümü de bu sektörün Çin gibi stratejik pazarlar açısından bir devlet politikası çerçevesinde lojistik açısından desteklenmesidir (Mısır örneğinde olduğu gibi). Benim kişisel önerim ise THY’nin kar amacı olmadan faaliyet yapamayacağı fikrinden hareketle TİM bünyesinde kurulacak bir birim ile  Türk yaş meyve sebze ürünlerinin yılın 12 ayı taşıma yapacak kargo uçaklarını kiralaması ve işletmesidir. Yıllarca faaliyet gösterip etki analizinin bilinmediği tanıtım gruplarına verilen bütçeler bu faaliyetlerde rahatlıkla kullanılabilir ve etkili sonuçlar alınabilir diye düşünüyorum.
 
Sonuç olarak Çin gibi çok büyük bir pazara başta kiraz olmak üzere birçok taze meyve sebze ürünlerini satmak konusunda alt yapısı olan güçlü bir ülkeyiz. Üretim olarak bir problemimiz yok. Konuya bilimsel, sürdürülebilir, kalıcı yöntemler uygulayarak yaklaşmamız ve bu şekilde yönetmemiz gerekir. Günlük, primitif ve işporta mantığıyla yapacağımız her hamle bize zarar getirir. 17 yılda zor girdiğimiz bu büyük pazarı 17 günde kaybetmememiz gerekir.
 
 

Diğer İçerikler

İlk 250 Büyük Firma Araştırmasında Başvuru Süreci Başladı

İlk 250 Büyük Firma Araştırmasında Başvuru Süreci Başladı

İlk 250 Büyük Firma Araştırmasında Başvuru Süreci Başladı

Devamını Oku
BTSO ve Anadolu Sigorta’dan ‘GüvenliBiz’ Protokolü

BTSO ve Anadolu Sigorta’dan ‘GüvenliBiz’ Protokolü

BTSO ve Anadolu Sigorta’dan ‘GüvenliBiz’ Protokolü

Devamını Oku
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu BTSO Meclis Toplantısının Konuğu Oldu

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu BTSO Meclis Toplantısının Konuğu Oldu

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu BTSO Meclis Toplantısının Konuğu Oldu

Devamını Oku
BTSO EKONOMİ ARŞİV