Dünya otomotiv endüstrisi elektrikli araçlar ve yeni teknolojiler ekseninde yeniden şekillenirken, Türkiye ihracat lideri otomotiv sektörüyle Avrupa'nın önemli üretim üslerinden biri olmayı sürdürüyor. Bursa ise yüksek üretim kapasitesi, güçlü ihracat performansı ve Togg yatırımlarıyla sektörün lokomotifi konumunda bulunuyor.

Dünya otomotiv pazarı, son yıllarda hız kazanan teknolojik ve toplumsal gelişmelerin etkisiyle önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu dönüşümün odağında, mobilite çözümlerine yönelik beklentileri giderek çeşitlenen ve değişen tüketiciler yer almaktadır.

Uluslararası Motorlu Taşıt Üreticileri Birliği (OICA) verilerine göre küresel araç üretimi, 2025 yılında yaklaşık 96,4 milyon adede ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 3,9 büyümüştür. Aynı dönemde küresel satışlar, 99,8 milyon adede yükselmiştir.

Küresel Satış ve Üretim Beklentileri
LMC Automotive tarafından yayımlanan 2026 yılı Nisan ayı tahminlerine göre 2026 yılı dünya toplam otomotiv pazarının bir önceki yıla oranla yüzde 0,8 azalışla 94 milyon 844 bin adet seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. 2026 yılı Nisan ayı tahminlerine göre, 2026 yılında Brezilya pazarının yüzde 5,3 artışla 2 milyon 819 bin adet olması bekleniyor. Nisan 2026 tahminlerine göre Hindistan pazarının yüzde 6,9 artışla 6 milyon 66 bin adet, ABD pazarının yüzde 1,9 azalışla 16 milyon 438 bin adet ve Çin pazarının yüzde 1,0 düşüşle 28 milyon 70 bin adet olacağı tahmin ediliyor.

2026 yılında dünya otomotiv üretiminin 2025 yılına göre yüzde 0,5 artışla 97 milyon 34 bin adet seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. 2026 yılı Nisan tahminlerine göre 2026 yılında Brezilya üretiminin yüzde 11,4 artışla 2 milyon 907 bin adet ve Hindistan üretiminin yüzde 8,3 artışla 7 milyon 166 bin adet seviyelerinde olması bekleniyor. Nisan 2026 tahminlerine göre Rusya üretiminin yüzde 29,3 artışla 1 milyon 35 bin adet ve Çin üretiminin yüzde 0,1 azalışla 34 milyon 561 bin adet olacağı tahmin ediliyor.

Sektör Yapısal Dönüşüm Yaşıyor
Küresel otomotiv endüstrisinde son yıllarda gözlenen büyümenin ağırlık merkezi Çin ve Asya-Pasifik bölgesine kaymıştır. Özellikle elektrikli araç satışlarındaki güçlü artış, sektörün dönüşümünü hızlandırırken batarya üretimi ve tedarik zinciri stratejik bir rekabet alanı hâline gelmiştir. Bununla birlikte, yazılım tabanlı sistemler, bağlantılı araç teknolojileri ve dijital mobilite çözümleri üreticiler için önemli bir rekabet avantajı yaratmaktadır.

Öte yandan, küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri aksaklıkları ve jeopolitik belirsizlikler, otomotiv şirketlerini risk yönetimine daha fazla odaklanmaya yöneltmiş; bu kapsamda firmalar stok yönetimini güçlendirme, tedarik kaynaklarını çeşitlendirme ve üretim ağlarını daha esnek hâle getirme stratejileri geliştirmeye başlamıştır. Bu gelişmeler, otomotiv sektörünün yalnızca üretim teknolojileri açısından değil, aynı zamanda tedarik ve iş modeli yapıları bakımından da kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini göstermektedir.

Çin'in Yükselişi ve Elektrikli Araç Devrimi
Çin artık yalnızca en büyük pazar değil aynı zamanda en büyük üretim merkezi konumundadır. Dünya araç üretiminin yaklaşık üçte biri Çin'de gerçekleşmektedir. ABD, Japonya, Hindistan ve Almanya önemli üretim merkezleri olmaya devam etmektedir.

2025 yılında dünya genelinde satılan her dört yeni araçtan yaklaşık biri bataryalı elektrikli veya şarj edilebilir hibrit araç olmuştur. Elektrifikasyon artık sadece Çin, Avrupa ve ABD ile sınırlı değildir; gelişmekte olan pazarlarda da hızla yayılmaktadır.

Avrupa Birliği’nde Stratejik Kırılganlıklar
Avrupa Birliği (AB) otomotiv sektörü dünyanın en büyük otomotiv ekosistemlerinden biridir. Sektör yüksek katma değerli üretim, Ar-Ge ve ihracat kapasitesi ile öne çıkmaktadır. Avrupa otomotiv sanayisi 2023 yılında yaklaşık 85 milyar avroluk Ar-Ge yatırımı gerçekleştirmiştir. Bu rakam Avrupa'nın en yüksek Ar-Ge harcaması yapan sanayi kolu olduğunu göstermektedir.

ACEA verilerine göre Avrupa Birliği otomotiv sektörü son yıllarda çeşitli ekonomik ve yapısal zorlukların etkisiyle üretim açısından baskı altında kalmıştır. Bu durumun bir yansıması olarak, 2024 yılında AB'de otomobil üretimi yaklaşık 11,5 milyon adede gerilemiştir. Ancak üretimdeki bu düşüşe rağmen sektör, uluslararası ticaretteki güçlü konumunu korumayı başarmış ve yaklaşık 94 milyar avroluk dış ticaret fazlası elde etmiştir. Avrupa otomotiv ürünlerinin başlıca ihracat pazarlarını ise ABD ve Birleşik Krallık oluşturmakta olup, bu ülkeler AB otomotiv sanayisinin küresel rekabet gücünün sürdürülmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

2025 yılında Avrupa'da elektrikli araç satışları yeniden hızlanmıştır. AB+EFTA+Birleşik Krallık bölgesinde yaklaşık 2,6 milyon BEV satılmış ve elektrikli araçların yeni araç satışları içindeki payı yaklaşık yüzde 19,5'e ulaşmıştır. Almanya tek başına 1,67 milyon elektrikli araç üretimiyle Çin'in ardından dünyanın ikinci büyük EV üretim merkezi olmuştur. Akademik çalışmalar AB otomotiv sanayisinin özellikle batarya ve kritik bileşenlerde Çin'e bağımlılığının arttığını göstermektedir. Bu durum stratejik bir kırılganlık oluşturmaktadır.

Avrupa Otomotiv Pazarı
2026 yılının ilk çeyreğinde Avrupa Birliği genelinde 500 binin üzerinde tamamen elektrikli araç tescil edilmiş olup, bu sayı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33,5'lik bir artışa işaret etmektedir. Elektrikli araç pazarındaki büyüme, Avrupa'nın en büyük ekonomileri olan Almanya, Fransa, İspanya, İtalya ve Polonya'da da güçlü bir şekilde devam etmiş; söz konusu ülkelerin tamamında elektrikli araç kayıtları yüzde 40'ın üzerinde artış göstermiştir. İtalya'da elektrikli araçların toplam satışlar içerisindeki payı 2025 yılı sonundaki yaklaşık yüzde 5 seviyesinden Mart 2026 itibarıyla yüzde 8,6'ya yükselirken, satışlar yıl başından bu yana yüzde 65 oranında artmıştır. Almanya'da uygulamaya konulan yeni teşvik politikalarının etkisiyle elektrikli araç satışları önemli bir ivme kazanmış ve mart ayında satılan her dört yeni otomobilden biri tamamen elektrikli araç olmuştur. Ülkede yılın ilk aylarından itibaren elektrikli araç satışlarındaki artış yüzde 42 seviyesine ulaşmıştır. Benzer şekilde Fransa'da da yeni elektrikli araç satışları yüzde 69 oranında yükselmiş ve mart ayında toplam otomobil satışlarının yaklaşık yüzde 28'ini oluşturmuştur. Elektrikli araçlara yönelik güçlü talep eğiliminin Nisan ayında da devam ettiği gözlemlenmiştir.

Küresel Çatışmaların Pazara Etkisi
Global gerilimler ve çatışmaların etkisiyle yükselen enerji fiyatları, küresel otomotiv pazarını önemli ölçüde etkilemiştir. Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler ve bölgedeki jeopolitik riskler petrol ve akaryakıt fiyatlarının artmasına neden olurken, tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisini de artırmıştır. Yakıt maliyetlerindeki yükseliş ve olası arz sorunlarına ilişkin endişeler hem bireysel kullanıcıların hem de filo işletmelerinin elektrikli araç tercihlerini güçlendirmiştir. Bu eğilim özellikle Avrupa'da belirgin şekilde hissedilmiş; Almanya'da mart ayında elektrikli araç satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artış göstermiştir. Elektrikli araçların pazar payı yüzde 24'e ulaşırken, hibrit araç satışları da yüzde 16 oranında büyümüştür. Böylece artan enerji maliyetleri, elektrikli ve hibrit araçlara yönelik talebin hızlanmasında önemli bir rol oynamıştır.

Türkiye’de Otomotiv Endüstrisi
Türkiye otomotiv sektörü, ülke ekonomisinin en stratejik ve rekabetçi sektörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. İhracatta lider sektörler arasında yer alan otomotiv sanayisi, yarattığı yüksek katma değer ve geniş tedarik ağı sayesinde yüz binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlamaktadır.

Coğrafi konumu, gelişmiş üretim altyapısı ve Avrupa pazarlarına yakınlığı sayesinde Türkiye, Avrupa'nın önemli otomotiv üretim merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Sektör özellikle binek otomobil, hafif ticari araç, otobüs ve otomotiv yan sanayi alanlarında güçlü bir üretim kapasitesine sahip olup, uluslararası markaların üretim ve ihracat faaliyetlerinde önemli bir rol üstlenmektedir. Bu özellikleriyle otomotiv endüstrisi, Türkiye'nin sanayi üretimi, dış ticareti ve ekonomik büyümesi açısından kritik bir konuma sahiptir.

Otomotiv İhracatı
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre sektör, 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 12 büyüyerek 41,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiş ve Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 16,2'sini tek başına karşılayarak ihracat lideri konumunu korumuştur. Aynı dönemde otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 4 artışla 1 milyon 57 bin 920 araca ulaşmıştır. Sektörün en önemli ihracat pazarlarını Avrupa Birliği ülkeleri oluştururken, ihracatın yüzde 70'ten fazlası Avrupa pazarına yönelmiştir.

Tedarik endüstrisi ihracatı geçen yıl bir önceki seneye göre yüzde 6 artışla 15 milyar 770 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisi, sektörün 2025 yılı ihracatından yüzde 38 pay aldı. Binek otomobiller ihracatı 2025 yılında yüzde 4, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 28, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 30 ve Çekiciler ihracatı da yüzde 54 arttı.

Geçen yıl ülke grubu pazarında en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya'ya yüzde 36 artışla 6 milyar 612 milyon USD ihracat gerçekleştirildi. Yine geçen yıl Fransa'ya yüzde 17, İspanya'ya yüzde 36, Slovenya'ya yüzde 27, Belçika'ya yüzde 19, Romanya'ya yüzde 35 ihracat artışı, Hollanda'ya yüzde 16, Rusya'ya yüzde 52 ihracat düşüşü yaşandı.

Geçen yıl AB ülkeleri ihracattan yüzde 72,5 pay alırken, ihracat da 30 milyar 110 milyon USD oldu. Geçen yıl Afrika Ülkelerine yüzde 8,5, Diğer Amerikan Ülkelerine yüzde 25 ihracat artışı, Bağımsız Devletler Topluluğuna yüzde 31, Orta Doğu Ülkelerine de yüzde 20 ihracat düşüşü yaşandı.

Türkiye’de Dönüşümün Sembolü: Togg
Bursa’da üretilen Türkiye'nin yerli elektrikli otomobil markası Togg ile birlikte elektrikli araç ekosistemine yönelik yatırımlar hızlanmıştır. Batarya teknolojileri, şarj altyapısı ve yazılım geliştirme alanlarında yeni yatırım fırsatları oluşmaktadır.

Türkiye'nin yerli elektrikli otomobil markası olan Togg, kısa sürede iç pazarda önemli bir başarı elde ederek elektrikli araç segmentinin lider markalarından biri hâline gelmiştir. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre 2026 yılının ilk dört ayında Togg, 13 bin 240 adetlik satış gerçekleştirerek Türkiye elektrikli otomobil pazarında yaklaşık yüzde 24,3 paya ulaşmış ve liderliğini korumuştur. Aynı dönemde Türkiye'de elektrikli otomobil satışları yüzde 28'in üzerinde artarak 54 bin 463 adede yükselirken, Togg tek başına satılan her dört elektrikli araçtan yaklaşık birini oluşturmuştur.

Markanın büyümesi yalnızca iç pazarla sınırlı kalmamış, 2025 yılının son çeyreğinde başlayan Avrupa açılımı kapsamında Almanya ilk ihracat pazarı olarak belirlenmiştir. Togg, Eylül 2025 itibarıyla Almanya'da satış faaliyetlerine başlamış ve 2026 yılının ilk dört ayında araç teslimatları gerçekleştirmiştir. Şirketin Almanya operasyonlarını genişletme, yeni modelleri devreye alma ve yıllık üretimini yaklaşık 60 bin araca çıkarma hedefleri, markanın uluslararası büyüme stratejisinin devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca şirket yönetimi, T10X modelinin satışa sunulmasından bu yana toplam teslimat sayısının 100 bin adedi aştığını açıklamıştır.

Bu gelişmeler, Togg'un Türkiye'de elektrikli araç dönüşümünün öncüsü konumuna yükseldiğini ve ihracat faaliyetleriyle birlikte Türkiye otomotiv sanayisinin yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda kendi markasını geliştirip küresel pazarlara sunabilen bir yapıya dönüşmesine katkı sağladığını göstermektedir.

Türkiye’de Otomotiv Pazarı
Türkiye otomotiv sektörü toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,0 oranında azalarak 274 bin 346 adet seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde üretim yüzde 6,5 oranında azalarak 321 bin 856 adet olurken, ithalat yüzde 8,7 düşüşle 179 bin 423 adede gerilemiştir.

İhracat adet bazında yüzde 15,1 azalışla 215 bin 323 adet olarak gerçekleşmiş; buna karşın otomotiv ihracatının toplam değeri yüzde 3,3 artış göstererek 9,7 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında daralarak 369 bin 696 adet olarak gerçekleşmiştir. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde geçen yıla göre yüzde 5,93 oranında daralarak 290 bin 870 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 8,83 artarak 78 bin 826 adet oldu.

2026 yılı Nisan ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 yılı Nisan ayına göre yüzde 1 oranında daralarak 104 bin 298 adet oldu. 2026 Nisan ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,12 daralarak 80 bin 182 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 20,94 artarak 24 bin 116 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Nisan ayı ortalama satışlara göre yüzde 51,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Nisan ayı ortalama satışlara göre yüzde 47,6 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Nisan ayı ortalama satışlara göre yüzde 64,3 arttı.

Otomotiv Üretim verileri
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre Türkiye otomotiv sanayisi, 2026 yılının ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla üretimde sınırlı bir daralma yaşamıştır. Ocak–Nisan döneminde toplam motorlu taşıt üretimi yüzde 3,4 azalarak 448 bin 428 adede gerilerken, traktör üretimi dâhil toplam üretim yüzde 4,1 düşüşle 455 bin 526 adet olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın yalnızca Nisan ayında üretim performansında toparlanma görülmüş ve toplam üretim bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 artarak 128 bin 484 adede ulaşmıştır.

Araç türleri bazında incelendiğinde, yılın ilk dört ayında otomobil üretimi yüzde 15,3 azalarak 250 bin 276 adede gerilemiştir. Buna karşın ticari araç grubunda daha olumlu bir tablo ortaya çıkmıştır. Ticari araç üretimi aynı dönemde yüzde 17,3 artışla 198 bin 152 adede yükselmiş; özellikle kamyonet üretimi yüzde 22,9, ağır kamyon üretimi yüzde 19,3 ve otobüs üretimi yüzde 19,3 oranında artmıştır. Traktör üretiminde ise yüzde 35'lik önemli bir düşüş yaşanmış ve üretim 7 bin 98 adet seviyesinde gerçekleşmiştir.

Şirket bazında değerlendirildiğinde, ilk dört ayda en yüksek toplam üretim 148 bin 14 adet ile Ford Otosan tarafından gerçekleştirilmiştir. Ford Otosan'ı 104 bin 945 adetle Oyak Renault, 72 bin 136 adetle Toyota ve 54 bin 900 adetle Hyundai Motor Türkiye takip etmiştir. Otomobil üretiminde Oyak Renault yaklaşık yüzde 42 pay ile ilk sırada yer alırken, Toyota yüzde 28,8 ve Hyundai Motor Türkiye yüzde 21,9 pay elde etmiştir. Ticari araç üretiminde ise Ford Otosan açık ara lider konumunu sürdürmüştür.

Nisan 2026 verileri, otomobil üretimindeki gerilemeye rağmen ticari araç segmentinin sektörün büyümesini desteklediğini göstermektedir. Özellikle ihracat odaklı hafif ticari araç ve kamyonet üretimindeki artışlar, Türkiye otomotiv sanayisinin üretim yapısında ticari araçların ağırlığının giderek arttığına işaret etmektedir. Buna karşılık otomobil ve traktör üretimindeki düşüşler, sektörün toplam üretim performansını aşağı yönlü etkilemeye devam etmektedir.

Bursa Otomotiv Sektörü
Bursa ise Türkiye otomotiv sanayisinin çekirdeğini oluşturarak üretim, ihracat ve yan sanayi açısından stratejik önemini korumaktadır. Kentte faaliyet gösteren Oyak Renault, TOFAŞ, Togg ve çok sayıda yan sanayi kuruluşu, Bursa’yı hem üretim hacmi hem de dış ticaret performansı açısından stratejik bir konuma taşımaktadır.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre otomobilde adet bazında en fazla üretim 387 bin 113 ile Bursa'da faaliyet gösteren OYAK Renault tarafından gerçekleştirildi. OYAK Renault'un toplam otomobil üretimindeki payı yüzde 44,4 olarak kayıtlara geçti.

Bursa'da 2025'te üretilen otomobil sayısı 465 bin 874 oldu. Türkiye geneli otomobil üretiminin yüzde 53,4'ü Bursa'da gerçekleştirildi. Otomobil üretiminde birinci olan OYAK Renault, ihracatta da 270 bin 325 adetle ilk sırada yer aldı. Geçen yıl otomobil ihracatında Toyota 163 bin 303 adetle ikinci, Hyundai Motor Türkiye 156 bin 500 adetle üçüncü, TOFAŞ ise 9 bin 559 adetle dördüncü sırada yer aldı.

Türkiye'nin geçen yılki otomobil dış satımına 279 bin 884 adetle ciddi katkı sağlayan Bursa'dan OYAK Renault ve TOFAŞ'ın yaptığı ihracat, Türkiye'nin toplam otomobil ihracatının yüzde 46,7'sini oluşturdu. Bursa'da 2025'te üretilen 465 bin 874 otomobilin yaklaşık yüzde 60'ı yurt dışına gönderildi. Kentte günlük olarak banttan indirilen araç sayısı 1276, günlük dış satım sayısı ise ortalama 767 oldu.

Elektrikli araç dönüşümü, dijital üretim teknolojileri ve yeni model yatırımları Bursa otomotiv sanayisinin geleceğini şekillendirirken; Avrupa pazarındaki talep değişimleri, maliyet baskıları ve yeşil dönüşüm gereklilikleri sektörün önümüzdeki dönemdeki temel gündem maddeleri arasında yer almaktadır.

Bursa, 2025 yılında otomotiv endüstrisi ihracatı 2024 yılına göre 20,1’lik artışla 9,2 milyar dolar seviyelerini görmüştür. 2026 yılın ilk beş ayında ise Bursa’nın otomotiv ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15’lik bir yükseliş göstererek 4,1 milyar dolar düzene çıkmıştır.