Canray Ulaşım Amerika Pazarına Açılıyor

Canray Ulaşım Amerika Pazarına Açılıyor

Yeşilova Holding Ar-Ge merkezinden doğan bir şirket olan Canray Ulaşım, hızlı tren, metro ve tramvayların yan duvarları, komple tavan grupları, tüm ledli sistem aydınlatma grupları, yolcu bagaj rafları, kabinleri, iç giydirmeleri ve yolcu-sürücü çerçeveleri dahil komple çözümler sunuyor.
Hem yurt içinde hem de uluslararası birçok projede yer alan firma son olarak yerli ve milli kaynaklarla tamamlanan Milli Elektrikli Tren Seti’ni iç giydirmesinin de yaklaşık %90’ının tasarım ve üretimini gerçekleştirdi.
Yüzde yüz ihracatçı bir firma olarak çalışan, Avrupa, Asya, Afrika, Arap Yarımadası’ndan sonra yakın zamanda Amerika kıtasına yönelerek yeni birçok projenin üretimine başlamayı hedefleyen Canray Ulaşım, bu yıl sonu itibariyle Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde 30 bin metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen yeni raylı sistemler tesisinde faaliyetlerine devam etmeyi planlıyor. 
2018 yılında kurulan ve hızla büyüyen Canray Ulaşım’ın başarısını, pandemi döneminin raylı sistemler sektörüne etkisini ve şirketin hedeflerini Canray Ulaşım Genel Müdürü Ramazan Uçar ile konuştuk.

 
Canray Ulaşım’ın kuruluş hikayesini anlatır mısınız ?
 
Yeşilova Holding, sizin de bildiğiniz gibi içerisinde birçok farklı endüstriyi barındırmaktadır. Sahip olduğu farklı üretim tesisleri ile ağırlıklı otomotiv olmak üzere beyaz eşya, inşaat, makine ve alüminyumun kullanıldığı her sektörde kalitesinin yanında mühendislik altyapısı ve Ar-Ge çalışmaları ile ön plana çıkmaktadır.
 
Raylı sistemler sektörü de yüksek seri adetler ile değil mühendislik, proje yönetimi ve 30 yıl garantili kalite beklentileri içeren bir alandır. Bu alan içerisinde yer almak bizim bakış açımıza göre bir üst sınıfa geçmek anlamına gelmekteydi. Bu hedef doğrultusunda 2006-2007 yıllarında Alman Demir Yolları DeutscheBahn, 2008-2009 yılında Bulgaristan Demir Yolları BDZ ile birkaç proje yapma şansını yakaladım. Tabii bu projelerde biraz tecrübe kazansak da bizleri bir üst lige çıkarmak için doğru müşteriler değildi. Sonrasında fuar ziyaretleri ile pazarın en büyük müşterilerine ulaştık ve kendimizi, mühendislik gücümüzü, 46 yıllık farklı sektörlerdeki tecrübemizi kendilerine anlatma, kanıtlama şansını yakaladım. 2018 yılında da raylı sistemler alanındaki tasarım ve mühendislik bilgimizi Canray Ulaşım’ı kurarak taçlandırdık. Şu anda
 
Uluslararası birçok projede yer aldınız. Çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz ?
 
Şimdiye kadar 3 bin 215 araçlık 1. faz sözleşme ile toplamda opsiyonlarla birlikte 8 bin 755 araçlık hızlı tren, metro, tramvayın; yan duvarları, komple tavan grupları, tüm ledli sistem aydınlatma grupları, yolcu bagaj rafları, kabinleri, iç giydirmeleri ve yolcu & sürücü çerçeveleri dahil komple çözüm sunuyoruz.
 

Elektrikli Milli Tren projesinde de önemli bir rol üstlendiniz. Bu projedeki son durum nedir ?
 
Bu projede yer almak bizim için çok önemliydi. Bugüne kadar edindiğimiz bilgi-birikim ve tecrübemizi kendi ülkemiz için kullanabilmek bizi çok gururlandırdı. Tren iç giydirmesinin neredeyse %90’ının tasarım ve üretim sorumluluğunu üstlendik. Bu projede TÜVASAŞ tarafında birlikte çalıştığımız arkadaşların da özverisi ve pozitif yaklaşımı ile sonraki projelerde kılavuz olabilecek bir çalışmaya imza attık. Şu an trenin fabrika testleri başladı, aynı zamanda uluslararası platformlarda da yer alabilmesi için gerekli validasyon çalışmaları başlatıldı.
Yani yaptığımız trenler sadece Türkiye’de olmayacak. Umuyoruz ki yakın gelecekte dünyanın farklı yerlerinde de Türk tasarımı ve üretimi olan trenleri göreceğiz.
 
Biz toplamda 15 vagondan oluşan 3 setlik bir üretim yaptık. Bunu prototip gibi görüyoruz aslında. Buradan elde ettiğimiz veriler ile gerekli güncellemeleri yaparak seri üretime başlamak için hazırız. Biz üzerimize düşeni yaptık. Bundan sonraki süreçte de şu an gündem de olan yüksek hızlı tren gibi raylı sistemler projelerinde sorumluluk almaya ve ülkemiz için yeni başarılara imza atan ekibin bir parçası olmaya devam edeceğiz.
 
 
Ar-Ge çalışmalarınız ile ilgili bilgi verir misiniz?
Canray Ulaşım, Yeşilova Holding Ar-Ge merkezinden doğan bir yapı. Orada başlayan çalışmalarımız büyük hacimlere ve ticari boyuta ulaştığında Ar-Ge’den ayrılarak Yeşilova Holding’e bağlı yeni bir firma çatısı altında faaliyet gösterme kararı almıştık. Bu süreçte Yeşilova Holding Ar-Ge merkezi yeni kadrolar oluşturarak Ar-Ge çalışmalarına tüm hızıyla devam etmekte. Gerek otomotivde gerekse diğer tüm sektörlerde artık fason tedarikçi olarak ayakta kalmak mümkün değil. Yeşilova Ar-Ge hem yurt içerisinde hem de uluslararası birçok projede yer alıyor. Son olarak Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen ve 80 Milyar Euro bütçeli araştırma ve inovasyon programı olan Ufuk 2020’de Yeşilova Ar-Ge, koordinatör olarak teknik altyapısını kurguladığı ALBATROSS projesi ile ilk dörde girerek büyük bir başarıya imza attı.  
 
Pandemi sürecinden nasıl etkilendiniz ? Süreci nasıl yönettiniz?
 
İhracat noktalarımıza baktığımız zaman, pandeminin bedelini en ağır ödeyen ülkeler olduğunu görüyoruz. Vaka sayılarının en hızlı şekilde pik yaptığı ve neredeyse tüm hayatın durduğu İtalya, şuan hala günlük 8-10 bin yeni vaka sayısı açıklayan Fransa, tüm fuarlarını iptal eden ve giriş-çıkışları en üst seviyede sınırlayan Almanya ve vaka sayısı çok artmasa bile Almanya’yı takiben üretim tesislerini kapatan Polonya ile çalışıyoruz. Dolayısıyla süreci en ağır yaşayanlardan biriyiz. Müşterilerimiz ile haftalık olarak durum değerlendirmesi yaparak olasılıkları değerlendirdik. Tabii ki ana sanayideki üretim kapanışları bize de kısmi üretim duruşları olarak yansıdı. Tüm dünya gibi biz de aksiyon planlarımızı oluşturup finansal olarak zarara uğramadan bu durumu atlatmak için bu dönemi korumacı olarak geçirdik. Eylül itibariyle durum normale dönüyor. Biz de normal tempoda çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

 
2020’de büyüme beklentiniz nedir?
Canray için 2020’de hedeflediğimiz büyümeyi yakalayamayacağımızı öngörüyoruz. Ancak tüm dünyayı etkileyen, ülke ekonomilerini alt üst eden pandemiye rağmen bir büyümemiz mevcut. Yeşilova Holding’in 45 yıllık tecrübesini bir kenara bırakırsak, bizim gibi görece yeni olan şirketlerin hayatta kalmaya çalıştığı dönemde, Canray Ulaşım’ın ulaşacağı büyüme oranı ne olursa olsun bir başarı olarak kabul ediyoruz.
 

Önümüzdeki süreçte yatırım planlarınız nedir? Bir revizyon yaptınız mı?
Yatırımlarımız için bir revizyon yapmadık, planlandığı şekilde devam ediyor. Yine müşterilerimizle kurduğumuz yakın temaslar, bu yıl proje takvimlerinde yaşanan ötelenmelerin yeni ihaleleri etkilemediğini gösteriyor. Gelecek yıl için devreye girecek çok sayıda projemiz şimdiden kesinleşti. Yılın ilk yarısı da bir o kadar sözleşme yapmayı bekliyoruz. Ayrıca 2021 yılı içerisinde Güney Afrika ve Amerika için yeni projeler üzerinde çalışıyoruz.
 

Bursa’nın ve ülkemizin raylı sistemlerdeki potansiyelini nasıl değerlendirirsiniz ?
Ülkemiz adına raylı sistemlerde alınacak çok yol var. Sevindirici olan bunun için hükümet tarafından halihazırda açıklanan bir kalkınma planı mevcut. Bunun için temeller geçtiğimiz yıllarda atılmaya başlandı. Önümüzdeki yıllarda da hızlanarak devam edeceği aşikar. Yapılacak yeni demiryolu altyapıları, TCDD ve belediyeler tarafından yapılacak araç alımları sektörde büyük bir hareketlenme sağlayacaktır.
 
11. Kalkınma Planı kapsamında açıklanan önemli kilometre taşlarından biri olan Milli Elektrikli Tren projesinin en önemli özelliği; raylı taşıtın üretim değer zincirindeki ‘kavram geliştirme, tasarım, tasarım doğrulama, testler, üretim, belgelendirme, onay, satış, satış sonrası hizmetler’ gibi tüm süreçlerin proje paydaşları tarafından sürdürülmesidir. Bu, yerlilik oranı %100 olan raylı taşıtların üretileceği anlamına gelmemektedir ama taşıt üretimine ve teknolojisine yüksek hâkimiyet gerektiren teknoloji seviyesinin hedeflendiği açıkça görülmektedir.
 
Yine TCDD tarafından geçmişte ihaleye çıkılan 250 km/h hıza sahip Yüksek Hızlı Trenlerde yerli katkı %53 yerli katkı şartından başlayarak, özgün bir tasarıma sahip olacak %74 yerlilik oranıyla özgün milli marka YHT seti üretilecektir. Bu projeyle, Türkiye, herhangi bir kısıtlama olmaksızın tüm lisans haklarına ve yurt dışına satış imkanı olan yeni nesil YHT teknolojisine sahip olacaktır.
 
Bursa özelinde değerlendirirsek, çok çeşitli ve büyük bir sanayimiz mevcut. Ağırlıklı olarak otomotiv yan sanayii olsa da tedarikçilerin artık raylı sistemler sektöründe de bilinçlendiğini ve bu alanda yatırımlarına devam ettiklerini gözlemliyoruz. Aslında gelişimi doğrudan hissediyoruz.
 
BTSO’nun sanayide nitelikli dönüşüm hamlesine ilişkin görüşlerinizi paylaşır mısınız ?
Dünyada üretim teknolojileri hızla değişiyor. Geçmişte Avrupa özelinde baktığımızda emek yoğun olan, teknolojisi görece az olan birçok iş kolu 80’li yıllardan sonra diğer ucuz işgücü olan ülkelere doğru bir geçiş yapmış ve ülkemiz de bundan fayda sağlamıştı. Başlangıçta sadece işçilik sattığımız bu üretim alanlarında kendimizi geliştirerek kendi teknolojimizi yurt dışı teknolojilerinin seviyesine belli oranda çıkarmayı başardık. Artık oluşan bu yan sanayimiz kilogram satış fiyatlarını katma değer ekleyerek yukarı doğru taşımayı başardı. İşte bu başarıların arkasında sanayicilerimizin ve onların birliklerinin büyük katkısı bulunmaktadır.
 
Sanayimizin ihtiyaç duyduğu kendi başına yapamayacağı birçok aktivite ve merkez bu birlikler sayesinde hayata geçti. Bunlar arasında yer alan TEKNOSAB projesi, Model Fabrika, BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri birçok sektöre katma değer olşturma fırsatı sunmaktadır. Bu çalışmalar sanayimizin teknoloji seviyesini yukarıya taşımada ciddi bir kaldıraç etkisi yaratmaktadır. Bu vesile ile Sayın Başkanımız İbrahim Burkay’a, meclis ve kurulüyelerimize tabii her zaman sahada emek sarfedenküme üyelerimize bu özverili çalışmalarından dolayı çok teşekkür ederiz.
 

BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü UR-GE projesinde yer aldınız. Proje faaliyetlerinin firmanıza katkılarına ilişkin neler söylersiniz ?
Az önce de ifade ettiğim gibi birlikte hareket etmek, tek vücut olmak çok önemlidir. Odamızın tüm çalışmalarında olduğu gibi UR-GE faaliyetleri de bu anlamda büyük değer taşıyor. Küme çalışmaları kapsamında tek başınıza randevu dahi almakta zorlanacağınız birçok firma ile toplantılar yapma, üretimleri hakkında bilgi alma, üretim sahalarını ziyaret etme fırsatını yakaladık. Bu ziyaretler esnasında kalite beklentileri, iş yapış biçimleri, tedarikçi seçim kriterlerini öğrenme, anlama anlamında UR-GE projemiz çok faydalı oldu. Tüm UR-GE üyelerimiz gibi bizler de bu yönde gelişme fırsatını yakalamış olduk.  Tekrar bu vesile ile Raylı Sistem Kümemize katkılarından dolayı değerli başkanımıza ve küme yöneticilerimize teşekkür ederim.
 
 
 
 
 

Diğer İçerikler

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay TÜRSAB Heyetini Ağırladı

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay TÜRSAB Heyetini Ağırladı

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay TÜRSAB Heyetini Ağırladı

Devamını Oku
Hedef Pazar Arjantin

Hedef Pazar Arjantin

Hedef Pazar Arjantin

Devamını Oku
Otomobil1

Otomobil1

Otomobil1

Devamını Oku
BTSO EKONOMİ ARŞİV