BTSO SAĞLIK KONSEYİ BAŞKANI UZM. DR. EROL KILIÇ;
“ÖZEL SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN AYAKTA KALABİLMESİ İÇİN DESTEĞE İHTİYACI VAR”
Türkiye’nin yeni tip koronavirüsle (COVID-19) mücadelesinde kamu hastaneleri ile birlikte omuz omuza mücadele eden özel hastaneler, bu süreçten en az hasarla çıkabilmek için yeni destekler bekliyor.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Sağlık Konseyi Başkanı ve Burtom Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, yeni tip koronavirüs salgını dolayısıyla özel hastanelerin cirolarında yüzde 80 düşüş yaşandığını söyledi.

Pandemi dolayısıyla acil olmayan poliklinik, ameliyat ve tıbbi yardım gereken hastaların hastanelere gelemediğine dikkati çeken Kılıç, “Yalnızca COVID-19 hastalarının tedavisiyle özel hastanelerin ayakta durması mümkün değil. Devletimizin bu süreçte sağlık sektörüne yönelik yeni tedbirler almasını bekliyoruz.” dedi.

“SEKTÖRDE YÜZDE 80 CİRO KAYBI OLUŞTU”

Erol Kılıç, salgın dolayısıyla özel hastanelerin bir kısmının Sağlık Bakanlığı genelgesiyle pandemi hastanesi olarak tanımlandığını kaydetti. Kılıç, her türlü hastaya hizmet vermek üzere kurulmuş olan bu hastanelerin yalnızca pandemi vakalarını kabul ettiğini belirterek, “Küçük ve orta ölçekli bir hastanenin yaklaşık 6-7 milyon lira sabit gideri bulunuyor. Bu hastanelerin yüzde 80 ciro kaybı yaşamaları bu süreçte ekonomik olarak ayakta kalmalarını imkansız hale getiriyor.” diye konuştu. 

“PERSONEL GİDERLERİ İÇİN DESTEK BEKLİYORUZ”

Sektörü olumsuz etkileyen bir diğer konunun ise personel giderleri olduğunu ifade eden Erol Kılıç, “Sağlık Bakanlığı yönetmeliği gereği hastanelerin kapatılması yasak. Dolayısıyla personelimizin yüzde 80’i çalışmak zorunda kalıyor. Cirolardaki azalmaya rağmen çalışanlarımızı korumak için bu giderleri karşılamak durumundayız. Personel giderleri kalemi, toplam giderler içinde yüzde 60 paya sahip. Öte yandan elektrik, su, ısıtma-soğutma gibi sabit giderler de eklenince sektörümüz şu anda ciddi bir sıkıntı içerisinde. Bu noktada maaşların ödenebilmesi için sektörümüze çok düşük faizli kredi imkanı sağlanabilir. Sağlığın özeli kamusu olmaz anlayışına uygun şekilde maaşların bir kısmının kamu tarafından karşılanması veya avans ödemeleri yapılması da değerlendirilebilir.” dedi.

“KORONAVİRÜS KRİZİNE BORÇ YÜKÜYLE YAKALANDIK”

Erol Kılıç, sağlık sektörünün yeni yatırımlar kaynaklı borç yüküyle koronavirüs krizine yakalandığına dikkati çekerek, “Sektörümüzün dinamik bir yapısı var. Yıllarca büyümeye zorlandı. Bu doğrultuda hastanelerde yeni yatırımlar ve teknolojiyi yakalamak açısından yenileme çalışmaları yapıldı. Sektör kriz öncesi zaten borçluydu. Dolayısıyla bugünler için harcayacağı yedek akçesi yok. Borçlanma kapasiteleri de bilançoları kötü olduğu için son derece
düşük. Bu yönden ciddi bir sıkıntı var. Bu duruma hastanelerin dayanması mümkün değil. Hastanelere yeni destekler sağlanmazsa Mayıs ayından itibaren personel maaşları ve diğer ödemelerin yapılması çok zor.” dedi. 

ERTELEME DEĞİL ‘VAZGEÇME’

Hükümet tarafından muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin ertelenmesinin sektörü bir nebze de olsa rahatlattığını kaydeden Erol Kılıç, Hükümet yetkililerine teşekkür etti. Ancak işleri bozulan sektör temsilcilerinden 3 ay sonraya ötelenen borçlarını ödemelerini beklemenin iyimser bir beklenti olacağını aktaran Kılıç, “Devletimizden bu süreçte erteleme değil bazı vergi ve alacaklarından vazgeçmesini bekliyoruz. En azından çok düşük faizli kredi sağlanarak bu borçların ertelenmesi gibi bir çözümün üretilmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“ÜCRETSİZ EKİPMAN DESTEĞİ SAĞLANMALI”

Salgının sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ekipman gereksinimini artırdığını dile getiren Erol Kılıç, şöyle devam etti: “Sağlık Bakanlığı genelgeleri uyarınca tüm hastaneler ve tıp merkezleri kendi imkanlarıyla gerekli tedbirleri almak zorundalar. Çalışan sağlık personeli maske, siperlik, bone gibi malzemeleri kullanıyor. Hastaneye gelen her vatandaşa maske veriyoruz. Bununla birlikte dezenfektan madde ve temizlik malzemeleri tüketimi ciddi oranda arttı. Bu giderleri hiçbir hastane bu dönem için maliyetlerine koymamıştı. Gelirlerin azaldığı bir dönemde bu tür maliyetler karşısında hastaneler ödeme sıkıntısı çekiyor. Artan fiyatların yanında malzemelerin bulunması da zorlaştı. Malzemeleri satanlar ödemeyi peşin istiyorlar. Bu noktada toplum sağlığı açısından özel hastanelere destek verilmesi şart. Kamuda olduğu gibi özel hastanelere de bu tür koruyucu ekipmanlar ve dezenfektanların ücretsiz olarak verilmesi gerekiyor.”

“MEDİKAL ÜRÜNLERİN DAĞITIMINDAKİ BELİRSİZLİK SON BULMALI”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası liderliğinde oluşturulan Proje İcra Kurulu’nun ihtiyaç duyulan tıbbi ekipmanların Bursa’da üretilmesi için yoğun çaba sarf ettiğini söyleyen Erol Kılıç, “Bursa bu konuda şanslı bir şehir. Özellikle medikal tekstil konusunda çok sayıda firma yatırım yaptı ve üretime başladı. Ancak ürünlerin dağıtımı üretici tarafından yapılamadığı için şu anda bir belirsizlik söz konusu. Bu belirsizliğin de bir an evvel ortadan kalkmasını bekliyoruz.” dedi.

“SAĞLIK TURİZMİ DE DURDU”

Küresel salgın dolayısıyla sağlık turizminin de durduğunu anımsatan Erol Kılıç, bu durumun sektörde önemli bir ciro ve döviz kaybına yol açtığını belirtti. Kılıç, dünyada büyük bir sağlık turizmi pastası bulunduğunu, Bursa’nın da sağlık turizminde önemli kentler arasında yer aldığını söyledi. Bursa’da pek çok hastanenin gelirlerini büyük ölçüde yabancı hastalardan elde ettiğini kaydeden Erol Kılıç, “Ülkelerin izolasyon önlemlerini artırması ve uluslararası uçuşların durdurulmasıyla artık yabancı hasta gelmiyor. Sağlık turizmi de şu anda tamamen bitmiş durumda.” dedi.

“KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ BAŞARIYI GETİRDİ”

Türkiye'nin başarıyla yürüttüğü yeni tip koronavirüs salgını ile mücadelesine de değinen Kılıç, “Ülkemizde sağlık hizmetleri yüzde 40 özel, yüzde 60 kamu hastaneleri ile veriliyor. Sürecin başından bu yana özel sektör ve kamu omuz omuza mücadele ediyor. Şu anda ABD, İngiltere, İtalya ve İspanya gibi ülkelere kıyasla çok daha iyi bir noktada olmamızın arkasında bu işbirliğinin büyük payı var. Sağlık Bakanlığımız da, Bilim Kurulu ile birlikte erken aldığı tedbirler ve uygulamalarıyla başarılı bir süreç yönetiyor.” dedi. Yönetsel başarının yanında sağlık çalışanlarının fedakar ve özverili çalışmalarının da gelinen noktada en önemli etkenlerden biri olduğuna vurgu yapan Kılıç, “Sağlık ordumuz çok başarılı bir sınav veriyor. Son derece özverili, kendi sağlıklarını tehlikeye atarak büyük emek sarf ediyorlar. Tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

“TEDBİRLERE UYMAYA DEVAM”

Türkiye’de tedavi olup taburcu olan hasta sayısının yeni vaka sayısından daha yüksek seyrettiğini anımsatan Kılıç, bu durumun pandeminin kontrol altına alındığına işaret ettiğini söyledi. Bu süreçte tedbirlere uyulmasının önemine vurgu yapan Erol Kılıç, “Rehavete kapılmadan tedbirlere uymaya devam etmemiz gerekiyor. Bu şekilde ilerlersek Haziran ayı gibi hasta sayısı iyice azalmış olur.” dedi.
Kılıç ekonomideki toparlanmanın ise bu yılın sonunda başlamak üzere 2021 ortalarını bulabileceğini sözlerine ekledi.