Bursa’daki organize sanayi bölgelerinin katılımıyla kurulan Bursa Organize Sanayi Bölgeleri Birliği A.Ş. (BOSBİR), Kestel Organize Sanayi Bölgesi (KOSAB) ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Toplantıya başkanlık eden BTSO ve TEKNOSAB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomi gerçekleri doğrultusunda sanayi olmadan kalkınma olamayacağını belirterek, rekabette geriye düşmemek adına Bursa’nın sanayi kenti kimliğini güçlendirecek hamleler yapılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

KOSAB ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve TEKNOSAB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile birlikte, DOSAB Yönetim Kurulu ve BTSO OSB Konseyi Başkanı Ersan Özsoy, KOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hısımcıl ile Bursa’da faaliyet gösteren organize sanayi bölgelerinin yöneticileri ile bölge müdürleri de katıldı. Bursa’daki sanayi kuruluşlarına kaliteli, kesintisiz, çevreci ve uygun fiyatlı enerji temin etmek amacıyla sürdürülen çalışmaların değerlendirildiği toplantıda ayrıca mekansal planlama konusu ele alındı.

ARTAN NÜFUSUN İHTİYACI SANAYİ İLE KARŞILANABİLİR

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın daha fazla üretime odaklanması ve büyümesini üreterek sürdürmesi gerektiğini söyledi. BTSO olarak sanayiyi daha ileriye taşımak, üretimi ve istihdamı artırmak hedefiyle önemli projeler ortaya koyduklarını kaydeden Başkan Burkay, “Bursa’da artan nüfusun ve gençlerin ihtiyaçlarını ancak sanayinin gelişmesi ve yeni yatırımlarla karşılayabiliriz. Ülkemizde kentleşme oranları yükseliyor. Nüfusumuzun yüzde 80’i kentlerde yoğunlaşmış durumda. Ancak özellikle gençlerimizi ve kadınlarımızı ekonomiye yeterince dahil edebilmiş değiliz. OECD ortalamasında nüfusun üretime katılımı yüzde 70 seviyesindeyken Türkiye’de bu oran yüzde 30’larda. Bugün baktığımızda 5-6 nüfuslu ailelerde yalnızca bir kişinin çalıştığını görüyoruz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. İnsanlarımızı üretime dahil etmek ve gelir seviyemizi yükseltmek için sanayide yeni yatırımlarla yeni istihdam alanları oluşturarak Bursa’yı daha ileriye taşımalıyız.” dedi.

“SANAYİ OLMADAN KALKINMA OLMAZ”

Küresel ekonomik koşullarda sanayi olmadan kalkınma olmayacağını vurgulayan Başkan Burkay, Bursa’nın sanayi kenti kimliğinden uzaklaşmasının şehri ekonomik açıdan zayıflatacağına dikkati çekti. Sürdürebilir üretimi sağlayamayan ve teknolojideki yeni dönüşümlere ayak uyduramayan ülkelerin ve kentlerin iflasa sürüklendiğinin altını çizen Başkan Burkay, “Bursa’da sanayinin ve ihracatın sorun yaşamaması için önceliğimiz mekansal stratejik planın hazırlanmasıdır. Türkiye Ekonomi Şurası’nda Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştığım bu ihtiyacı tüm buluşmalarımızda da bakanlarımız, milletvekillerimiz ve yerel yöneticilerimize de dile getiriyoruz. Kentimizin mevcut mekansal planlamasında sanayi ve depolama alanları, 11 bin kilometrekarelik toplam yüz ölçümü içerisinde yalnızca binde 8’lik paya sahip. Buna karşın sanayimizin kent ekonomisine sağladığı katma değer yüzde 46’ya ulaşmakta. Almanya gibi gelişmiş ekonomilerde bu oran yüzde 3,5 düzeyinde. Rekabetçi bir yapıya ulaşmak adına kapasite artışına imkan verecek mekansal planlama ve yüksek teknolojili üretime dönük bütünleşik ve yeni nesil teşviklerle birlikte Bursa, Türkiye ekonomisi için zenginlik üretim merkezi olmaya devam edebilir.” diye konuştu.

ÜRETİM ODAKLI EKONOMİ

DOSAB Yönetim Kurulu ve BTSO OSB Konseyi Başkanı Ersan Özsoy ise, Bursa’da üretim odaklı ekonomi anlayışına uygun şekilde mekansal stratejilerin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Özsoy, plansız gelişimi önlemek adına mekansal planlamanın bir an önce hayata geçirilmesini, ölçek ekonomisine uygun yeni ve modern yatırım alanları oluşturulmasını beklediklerini ifade etti. Özsoy, Bursa’nın şehirleşme sorunlarının ve sanayicilerin yatırım ihtiyaçlarının birlikte çözülmesinin en etkin yönetiminin mekânsal planlama olduğuna işaret etti.

KOSAB Başkanı Cem Hısımcıl da Bursa’nın sanayi ile büyümesi gerektiğini ifade ederek, çevreye duyarlı temiz üretim yapan sanayinin şehir hayatına hiçbir olumsuz etkisi olmadığına vurgu yaparken, kent içinde kalmış üretim merkezlerini şehir dışına taşıyacak kümelenme anlayışıyla kurgulanmış yeni stratejiler belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.​