Rudolf Duraner Genel Müdürü Rasim Çağan, ABD’de başlayan çalışma hayatının Bursa’da nasıl şekillendiğini ve baharat ticaretinden başlayan aile serüvenin kimya şirketine dönüşümünü BTSO Ekonomi’ye anlattı. Çağan, “Farklılık sadece üründe değil, hizmette de olmalı” dedi.

Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BOSİAD) Başkanı Rasim Çağan, hayallerini ve iş yaşamındaki dönüm noktalarını BTSO Ekonomi ile paylaştı.

“ABD’de işletme bölümünde ön lisans ve yüksek lisans eğitimi gördüm. Bu dönemde Duraner Boya, dedemiz tarafından başlatılan ve dayımın işlettiği bir şirketti. Bankacı olmak istemem üzerine tahsilimi bu alanda yaptım. ABD’de iş bulduktan sonra da oturma izni aldım. Çok güçlü bir karakteri olan dayımın çağrısıyla birlikte bir sene sonra aile şirketimizde çalışmak için Bursa’ya geldim.” diyen Çağan, “ilk zamanlarda adapte olmakta zorlandım. Şirketlerin sahaları uzaktı ve lise mezunu olanlar işi benden daha iyi biliyordu. Çok çalışarak işi en iyi şekilde öğrenmeye çalıştım. Dayımın vefatının ardından ailede işimizi bilen en genç üye bendim ve böylelikle şirkete daha fazla entegre oldum. Bursa’ya döndüğüm ilk iki sene işimizi çok sorguladım ama bugün geriye dönüp baktığımda en doğru kararı aldığımı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

‘İŞ İNSANI, GEÇMİŞTEKİ TECRÜBELERİNDEN FAYDALANMALI’

Şirketin ilk yıllarında para kazanan ancak enternasyonalliği düşük bir yapıya sahip olduğunu belirten Rasim Çağan, “O zamanlar Gebze’de üretim yapan büyük bir Alman kimya şirketinin, Türkiye’deki en büyük bayisiydik. 1994-1995’li yılların sonunda boya ithal ettiğimiz Rusya’da sorunlar gündeme geldi ve boya bulamamaya başladık. Rudolf firmasında boyalar mevcuttu ve oradan aldık. Ana işimizin boya olmadığı düşüncesiyle kimyasal üretim sektöründe yer almaya karar verdik. Bu benim hayalimdi ve ailemizde bu karara ben öncülük ettim. Alışılagelmiş bir düzenin bozulduğu, bilinmezliğe çıkılan bu kararı almak zordu. Fazlasıyla eleştirilen bu karar sayesinde rakiplerimiz arasından sıyrıldık ve bizim için bir dönüm noktası oldu. 1999 yılında Almanya’nın desteğiyle Türkiye’de kurduğumuz tesisimizde üretim yapmaya başladık ve mali borçla vadeli ürün aldık. Her şey güzel giderken 2001 krizi ortaya çıktı ve döviz arttı. Piyasadan alacaklarımız Türk Lirası’yken, borçlarımız dövizdi ve zarara uğradık. Farklı ülkelerde krizin etkilerinden nasıl çıkıldığıyla ilgili araştırmalar yaptım ve Almanları ikna ettim. Bu sayede yeni müşteriler kazandık ve pazar lideri olduk. İş insanının yapması gereken şey, hem kendi aklından hem de geçmişteki tecrübelerden faydalanmaktır.” dedi.  

‘MÜŞTERİYE SİHİR SATARIZ’

Ekip çalışmasının üretime ve satışa büyük etkileri olduğunu dile getiren Rasim Çağan, “Tek başına yapamayacağınız her şeyi iyi bir ekiple yapabilir ve çok başarılı olabilirsiniz. Çalışanlarınıza yatırım yapmalı kendilerini geliştirmelerine fırsat tanımalısınız. Çalışan kalitesi ve memnuniyeti çok önemli ve mutlu çalışan, mutlu müşteri yaratır. Ben hiçbir zaman üründe liderliğe inanmadım, ürün her yerde ve oldukça bol. Biz farklılık yaratacaksak, bu hizmette olmalı. Ürün üretiriz ama bunu hizmetle satarız. Ürünümüzü sadece paramızı tahsil etmekte kullanırız. Aslında biz, müşteriyle bir sihir satarız. Geçtiğimiz yıl şirketimizde 250’yi aşkın çalışanımızla yaklaşık 70 milyon TL ciro yaptık ve bunun yüzde 10’u ihracattı. İhracatın nispeten az olmasının sebebi de Alman ortaklı şirketimizde alanımız belli ülkeler Türki Cumhuriyetler, Mısır, Bulgaristan’ın olması. Birinci hedefimiz beğenilen şirket olmak. Bu kapsamda şirketimiz çok mutlu insanların çalıştığı ve mutlu müşterilerin olduğu hizmet odaklı bir yapıya sahip.” dedi.

Rudolf Duraner fabrikasında geçtiğimiz aylarda yaşanan yangın hakkında da konuşan Çağan, “Fabrikamızda gerçekleşen yangın enteresan bir travma ve tecrübe oldu. Almanya’dan bu konuda bir danışman getirdik. Belli tespitler yaptı ve hiç tahmin etmediğim yangın riskli bölgeler ortaya çıktı. İş insanları kesinlikle iş sağlığı ve güvenliği birimlerini kendilerine bağlamalılar.” dedi.  

‘TEKNOSAB’DA BETONA DEĞİL, ÜRETİME YATIRIM YAPTIK’

BOSİAD’daki çalışmalarına da değinen Rasim Çağan, “Hem çevre hem de mesleki eğitim konusunda çok çaba gösterdik. Atatürk Endüstri Meslek Lisesi’nde Endüstri 4.0 laboratuvarı kurarken, BTSO ve BEBKA da ortaklarımızdandı. BTSO, Z Planı projemizde de bize destek veriyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, işini gerçekten iyi yapıyor ve herşeye yetişiyor. TEKNOSAB’ın kuruluşunda verdikleri mücadele, oluşturdukları değer ve ortam mükemmel. Bütün o tecrübelerle kurulmuş bir organize sanayi bölgesinden bahsediyoruz. BTSO’yu Bursa’nın üzerine odaklanmış ve hizmete aşık olarak görüyorum. TEKNOSAB, sunduğu imkanlarla sanayicinin en büyük problemi olan arsa maliyetine de çözüm üretti. Betona harcayacağımız parayı, sanayiye ve üretime harcayacağız. Bu harika bir düşünce ve destektir” diye konuştu.