Dinamo, domino taşına dönüşmesin!

Dinamo, domino taşına dönüşmesin!

ÖZEL RÖPORTAJ: SEVDANUR KAYA

Makaza Altın İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altın, ekonominin dinamosu konumundaki inşaat sektörünün kontrolsüz emtia fiyat artışı nedeniyle domino etkisi yaratabileceğini söyledi. Altın, olumsuz tablonun daire satışlarına da yansıyacağını dile getirdi.

Covid-19 salgınında her sektör gibi inşaat sektöründeki satışlarda da durgunluk yaşandığını kaydeden Makaza Altın İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altın, sektördeki sorunlara acil çözümler bulunması gerektiğini dile getirdi. Aynı zamanda Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Üyesi olan Altın, “Tam kapanma süreçlerinde hem firmamız bünyesinde, hem de bölgede satışlar az da olsa belirli bir oranda devam etti. İmalat sektöründe de güçlü firmalar, tedbirlerini alarak çalışmalarını sürdürdü. Pandemi döneminde BTSO Başkanımız Sayın İbrahim Burkay ve Yönetim Kurulumuz, inşaat sektörünü ayrıcalıklı tuttu. Gerekli önlemleri ve güvenlik tedbirlerini alarak aralıksız çalıştık. İnşaat sektöründe imalatta ve satışta büyük problemler yaşamadık fakat işin ekonomik boyutunda ciddi sıkıntılar var. Özellikle inşaat sektörünün kullandığı ham maddelerin fiyatlarında büyük oranda artışlar söz konusu olduğu için piyasada dengesizlik oluştu. İnsanlar yatırım yapıp yapmama ve satışı hangi noktada tutmaları konusunda kararsız kalıyor” dedi.

DAİRE FİYATLARINA DA YANSIYACAK
İnşaatın Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü olduğunun da altını çizen Mustafa Altın, “İnşaat sektörünün yaklaşık 1-1,5 senedir en önemli sorunlarının başında maliyetlerdeki artışlar geliyor. Döviz kurlarındaki oynamalar ve ekonomimizin durumu ortadayken biz inşaat firmaları olarak elimizden geldiğince ülke ekonomimize katkıda bulunmak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. İnşaat sektörü, mobilya, demir, sıva, boya ve parke gibi 250 farklı kalemi içinde barındırıyor. Sektör, her ne kadar sadece betonu içeriyor gibi görünse de Türkiye ekonomisinin dinamo sektörü konumunda. Türkiye’de istihdamın yaklaşık yüzde 30’u inşaat ve alt kademelerinde yer alıyor. Dolayısıyla inşaat, diğer sektörleri de etkiliyor. 2018 yılında ülkemizde döviz ve faizlerin yükselmesinden ilk etkilenen sektör, inşaat oldu. 2020’de Hükümetimizin cesaretle adım atarak yaptığı faiz kampanyası ise bu durumu toparlanma sürecine sevk etti. Eldeki stokların eritilmesi ve piyasaya daha fazla para sürülmesi ile ekonomimiz canlandı. Ancak son 1 yıl içerisinde özellikle inşaat sektöründe ham maddelerdeki artış ciddi oranda yükseldi. Bu artış bazı kalemlerde yüzde 200’e, en düşük kalemlerde ise yüzde 80’lere ulaştı. Bunlar bir şekilde daire fiyatlarına da yansıyacak. İnsanların alım gücü azalıyor ve bu konuda sıkıntılar yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘DEMİRDE ASTRONOMİK ARTIŞ VAR’
Sektördeki hammadde fiyatlarında ciddi artışların yaşandığını vurgulayan Mustafa Altın, “İnşaat dediğimizde ilk akla gelen demir ve betondur. Demire baktığımızda geçen yıla kıyasla yüzde 100’ün üzerinde bir artış var. Bir yıl içerisinde ana kalemlerde yaşanan artışlar, imalatçı ve üretici olarak bizleri proje yapma konusunda düşündürüyor. Türkiye’nin bir gerçeği olarak, fiyatlar her zaman dövizle birlikte artar, döviz gerileyince düşmez. Bu yüzden projelerimize tedbirli bir şekilde devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘İHRACATA KOTALAR KONULABİLİR’
Hammadde fiyat artışlarında ihracat ve ithalatın etkisi olduğunu ifade eden Altın, “Bazı ürünlerimizi ihraç ederken, bazı ürünlerimizi de ithal ediyoruz. Örneği betonun ana maddesi olan demir ve çimentoyu ihraç ediyoruz. Dövizdeki artıştan dolayı iç piyasada Türk Lirası’nın değer kaybetmesiyle birlikte yurtdışında bu hammaddeyi Türkiye’den çekmek, diğer ülkelere cazip geliyor. Demir ve çimento üreticileri de ürünlerini ihraç ettikleri için iç piyasada daralma ve fiyat artışı bekleniyor. Bu sorunları BTSO ve TOBB nezdinde de dile getiriyoruz. Ticaret Bakanlığı’mız başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı’mız da gerekli çalışmaları yaparak marjlar koyabilir. Bu noktada gerekli önlemler alınarak iç piyasada belli oranda ihracata kotalar konulabilir. Türkiye’nin dövize de ihtiyacı var. Yerli üreticiyi de öldürmeden bu işlemi yapmalıyız” dedi.

‘TL İLE ÜRÜN ALMAK ZORLAŞTI’
İnşaat sektöründe ithal edilen ürünlerin Türkiye’de üretilmesi gerektiğini de kaydeden Altın, “Özellikle mantolama ürünlerini ve kimyasal ürünleri büyük oranda ithal ediyoruz. Yine dövizden kaynaklı fiyatlardaki artışlar sebebiyle, yerli parayla ürün almamız zorlaştı. Her zaman vurguladığımız gibi yerli üretime ağırlık verilmesi ve teşvik edilmesini istiyoruz. Bunu organize edecek yetkililer de bakanlıklardır. İthal ettiğimiz ürünlerde yerli üretim, ihraç ettiğimiz ürünlerde de belli kotalar sayesinde yerli üretici kollayacak bir çalışma, bu fiyatların önüne geçecektir” ifadelerini kullandı.