Avrupa Birliği’nden ayrılışının ardından ticaret ve yatırım politikalarını yeniden kurgulayan Birleşik Krallık, Türkiye ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması sayesinde sanayi ürünlerinde gümrüksüz ticarete imkân tanıyor. İkili ticaret Türkiye lehine seyir ediyor. 2025 itibarıyla ihracatın 16,7 milyar dolara ulaştığı bu ilişkide, otomotiv ve sanayi üretimiyle öne çıkan Bursa gibi kentlerin Birleşik Krallık pazarına sağladığı katkı, ticaret hacmindeki istikrarı destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Resmi Adı : Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
Nüfus : 69,87 milyon
Dil : İngilizce (resmi dil); ayrıca bölgesel olarak İrlandaca, Galce ve İskoçça’nın
çeşitli lehçeleri ile Kernevek dili
Yüzölçümü : 244.100 km2
Başkent : Londra
Yönetim Şekli : Meşruti Monarşi, Parlamenter Demokrasi
Devlet Başkanı : Kral III. Charles
Para Birimi : Pound (Sterling) (GBP)
Üyesi Olduğu Başlıca Uluslararası Kuruluşlar
BM, NATO, AK, AGİT’in de aralarında bulunduğu birçok uluslararası kuruluşa üyedir. Avrupa Birliği üyeliğinden 31 Ocak 2020 tarihinde çıkmıştır.
Coğrafi Konum
Kıta Avrupa’sının kuzeybatısında yer alan Britanya Adaları 244.100 km²’lik bir yüzölçümüne sahip bulunmaktadır. Bu adaların en büyüğü Büyük Britanya, ikinci en büyüğü ise Büyük Britanya adasının batısında bulunan ve üzerinde Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti’nin yer aldığı adadır.
Ana adanın kuzeyinde bulunan İskoçya’nın batısında Hebrides takımada topluluğu yer alırken İskoçya’nın kuzeydoğusunda Orkney ve Shetland adaları sıralanmaktadır. Bütün bu adalar İngiltere’ye bağlıdır. Ancak, İngiltere ile Fransa arasında yer alan Channel Adaları ile İrlanda Denizi’ndeki Isle of Man adası, uluslararası ilişkiler ve güvenlik bakımından Birleşik Krallık’a bağlı bulunmaktadır.
Birleşik Krallık’ın 244.100 kilometrekarelik yüzölçümünün 130.400 kilometrekarelik kısmı İngiltere’ye aitken, İskoçya 78.800, Galler 20.800 ve Kuzey İrlanda 14.100 kilometrekarelik alanı kapsamaktadır.
Başkenti Londra olan ülkenin diğer önemli şehirleri Birmingham, Leeds, Glasgow ve Sheffield’dır. Ülke topraklarının yaklaşık yüzde 71’lik kısmı ekilmeye müsait alan ve çayırlardan, yüzde 10’luk kısmı ormanlık alanlardan yüzde 19’luk kısmı ise şehirlerden oluşmaktadır.
Siyasi ve İdari Yapı
Birleşik Krallık’ın (BK) yönetim sistemi anayasal monarşidir. Birleşik Krallık (Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı); İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda olmak üzere dört kurucu ülkeden oluşan bir devlettir. Büyük Britanya (Great Britain) terimi sadece İngiltere, İskoçya ve Galler’i kapsamaktadır. Anayasa adı altında düzenlenmiş tek bir anayasa metni bulunmamaktadır. Bunun yerine ülke, anayasa gücündeki yazılı mevzuat, yıllar itibarıyla oluşan içtihatlarla, örf ve âdet hukuku ile uluslararası sözleşme hükümlerine dayalı olarak yönetilmektedir. Anayasa niteliğindeki anılan mevzuat Meclis tarafından çıkarılan yeni kanunlar ve anlaşmalarla değiştirilebilmektedir.
Devlet Başkanlığı, 6 Şubat 1952 tarihinden beri tahtta bulunan Kraliçe II. Elizabeth’in 8 Eylül 2022 tarihinde gerçekleşen vefatının ardından Kral III. Charles’a geçmiştir. Kral, siyaset üstü bir konuma sahiptir. Başbakan, Keir Starmer’dır.
İngiltere Parlamentosu Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’ndan oluşmaktadır. Toplam 650 üyesi bulunan Avam Kamarası’nın üyeleri beş yılda bir yapılan seçimlerle belirlenmektedir.
İşçi Partisi çoğunluk hükümeti tarafından gerçekleştirilen reformlarla, soydan geçme asilzadelerin Lordlar Kamarasına katılma hakları sona erdirilmiş, vasiyet yoluyla devredilen Lordluk unvanı (hereditary peer) feshedilmiştir.
Diğer taraftan, Blair hükümeti tarafından hayata geçirilen ayrı bir reformla, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’ya merkezden bir dizi yetki devri anlamı taşıyan değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda 1997 yılında Galler ve İskoçya’da yapılan referandumla, Merkezi Hükümetin ekonomi ve para politikası, dış politika, savunma ve ulusal güvenlik dışında kalan, eğitimden sağlığa, adalet hizmetlerinden ulaşım ve tarım politikalarına kadar bir dizi yetki 6 Mayıs 1999 tarihinde İskoçya Parlamentosu ve Galler Asamblesine aktarılmıştır.
1998 yılında imzalanan ‘The Good Friday Agreement’ adıyla bilinen anlaşmanın Kuzey İrlanda’da yapılan referandum sonucunda onaylanması ile yapılan seçimler sonucunda oluşturulan Kuzey İrlanda Asamblesine ise Aralık 1999 itibarıyla çalışmalarına başlamıştır.
Ülkede 2016 yılı haziran ayında yapılan referandumla Avrupa Birliği üyeliğinden çıkış (Brexit) kararı alınmıştır. Ülkenin 47 yıllık AB üyeliğinden çıkışı 31 Ocak 2020 tarihinde resmi olarak gerçekleşmiştir. 31 Aralık 2020’de sona eren 11 aylık bir geçiş döneminin ardından, Brexit sonrası dönemde AB ve Birleşik Krallık arasındaki yeni ticaret düzenine ilişkin yürütülen müzakerelerde 24 Aralık 2020 tarihinde anlaşmaya varılmıştır. AB-Birleşik Krallık Ticaret Anlaşması olarak anılan anlaşma, 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece ülke resmi ve anlaşmalı olarak AB’den ayrılmıştır. Anlaşmaya göre Birleşik Krallık, iş ve seyahat konularında anlaşmazlık olmaması için Avrupa Birliği kurallarını takip etmeye devam edecektir. Çoğu malın gümrük vergisiz ve kotasız ticareti garanti altına alınmış olup, iklim değişikliği, enerji, güvenlik ve ulaşım gibi konularda iş birliği devam edecektir.
Ülkede en son genel seçim planlanandan erken olarak 4 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Seçimi 14 yıllık muhafazakâr hükümetin ardından Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi kazanmış, parlamentoda 174 koltuk ile çoğunluğu elde etmiştir.
Nüfus ve İstihdam
IMF verilerine göre 2025 yılında 69,9 milyon kişi ile dünyada 21’inci sırada yer alan İngiltere nüfusunun 2030 yılında 71,9 milyon kişi olacağı tahmin edilmektedir.
Birleşik Krallık (BK) Resmi İstatistik Kurumu (Office of National Statistics-ONS- https://www.ons.gov.uk) tarafından 26 Eylül 2025 tarihinde açıklanan verilere göre ülkenin nüfusu 2024 yılı ortası itibarıyla 69.281.437’dir. Ülke nüfusu 2023 yılının aynı dönemine göre yüzde 1,1 (755.300 kişi) artış kaydetmiştir.
Ülkede yaş ortalaması 2011 yılında 39,6 iken 2022’de 40,7’ye yükselmiştir. Nüfus yoğunluğu (kilometrekareye düşen kişi sayısı) Birleşik Krallık genelinde 279’dur. Nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu ülke, 438 ile İngiltere’dir. İngiltere’yi 151 ile Galler, 141 ile Kuzey İrlanda, 70 ile İskoçya takip etmektedir.
Birleşik Krallık nüfusu büyük ölçüde kentlerde yoğunlaşmıştır. Nüfusun yaklaşık yüzde 85’i kentlerde yaşamaktadır. Nüfusun en yoğun olarak bulunduğu bölge kilometrekareye düşen 5.640 kişi ile Londra ve çevresidir.
ONS-Ulusal İstatistik Ofisi (https://www.ons.gov.uk/) verilerine göre ülkede işsizlik, Haziran-Ağustos 2025 dönemi itibarıyla tahmini olarak yüzde 4,8’dir.
IMF’ye göre ülkedeki işsiz sayısının toplam işgücüne oranının 2025 yılında yüzde 4,7 olacağı ve işsizliğin yüksek olduğu ülkeler arasında 60’ıncı sırayı alacağı tahmin edilmektedir.
Doğal Kaynaklar
Ilımlı bir deniz iklimine sahip olan Birleşik Krallık’ta, Kuzey İskoçya’nın dağlık alanları, Galler ve İngiltere’nin bazı kuzey bölgeleri dışında kalan tüm bölge toprakları, tarım ve hayvancılık için elverişlidir. Bununla beraber, Doğu Anglia haricindeki arazilerin engebeli olması, büyük ölçekli geniş tarımsal üretime izin vermemektedir. Geçtiğimiz yüzyıllar içinde ülkede tarımsal üretim yaygınlaştıkça, yaprak döken ağaçlardan oluşan ormanlık araziler giderek azalmıştır.
Birleşik Krallık, zengin petrol, doğal gaz ve kömür kaynakları ile AB içinde en fazla enerji kaynağına sahip ülke konumundadır. Ancak üretim, 1990’lardan itibaren giderek azalmış olup, yerel talebi karşılayamamaktadır. Ülke giderek artan oranda ithalata bağımlı hale geldiği için yükselen küresel enerji fiyatları ekonomi için risk oluşturmaktadır. 1980’li yıllar boyunca enerji bakımından kendi kendine yeterli olan ülke günümüzde net enerji ithalatçısı haline gelmiştir. Ülkenin diğer mineral kaynakları ise son derece sınırlıdır.
EIA verilerine göre İngiltere, 2023 yılında 798 bin varil/günlük ham petrol üretimi ile 117 ülke arasında yüzde 1 pay ile 25. sıradadır. Ülke, 2023 yılında 34 milyar m3/yıllık doğal gaz üretimi ile 97 ülke arasında yüzde 1 pay ile 22’nci sıradadır.
Ülkede enerji ve temel kimyasalların üretimi için kullanılan doğal kaynaklar, kömür, petrol ve doğal gazdır. 18’inci yüzyıldan bu yana tam kapasitede üretim yapılmasına rağmen ülkede halen çok zengin kömür rezervleri bulunmaktadır.
Ülkede üretilen elektriğin üçte ikisi kömür ve doğal gazdan sağlanmaktadır. Bununla beraber, İngiltere’de yenilenebilir enerji kullanımı konusuna giderek artan bir önem verilmekte olup, hükümet, yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerji oranını artırma yönünde politikalar geliştirmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının artan enerji talebini karşılaması henüz mümkün görünmemekle birlikte kullanım oranı giderek artmaktadır. Özellikle rüzgâr enerjisi kapasitesi hızla artmıştır. İngiltere dünya kıyı rüzgâr enerjisi kapasitesi açısından birinci sırada yer almaktadır. ONS verilerine göre yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerji 2023 yılında ülkenin toplam enerji kullanımı içinde yüzde 14 paya sahip olmuştur. Ülkenin net sera gazı emisyonu 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 0,5 azalarak 476 milyon ton karbondioksit eşdeğerine gerilemiştir. Bu rakam, ülkede sera gazı emisyonunda 1990 yılına göre yüzde 43,3 gerileme olduğu anlamına gelmektedir. Sera gazı emisyonundaki düşüşe en büyük katkı 2023’e göre yüzde 7,4 daha az salınım gerçekleştiren imalat sanayinden kaynaklanmıştır. Ancak taşımacılık sektörü kaynaklı salınım artmaya devam ederek (2023’e göre yüzde 4,5) 77 milyon ton karbondioksit eşdeğerine ulaşmıştır. Sera gazı emisyonuna en fazla katkı tüketici kullanımından olup, 2024 yılında toplam sera gazı emisyonundaki payı yüzde 26’dır. Bunu yüzde 16 ile taşımacılık sektörü takip etmektedir.
Ülke, 2050 yılı itibarıyla net sera gazı emisyonunu sıfırlamayı hedeflemektedir. ONS verilerine göre Birleşik Krallık’ta 2024 yılında çevre koruma harcamaları 11,5 milyar sterlin olmuştur.
Temel Ekonomik Göstergeler
Birleşik Krallık 2025 yılında yaklaşık 4 trilyon dolarlık GSYİH’sı ile dünyanın 6. büyük ekonomisidir. Ülke, 2025 yılında 56.661 dolarlık kişi başına düşen cari fiyatlarla milli gelir ile dünyada 21’inci sırada yer almaktadır.
Hizmetler, ülke GSYİH’sının yüzde 80’den fazlasını ve toplam ihracatın yüzde 40’tan fazlasını oluşturmaktadır. AB ortak pazarı ve gümrük birliğinden çıkmasına rağmen İngiltere’nin ticaret ve yatırımlarının odağı AB olmaya devam edecektir.
Ekonomik büyüme son yıllardaki dayanağını istihdam artışı, esnek tüketici talebi, finansal destekler ve ihracattaki artışlardan almıştır. 2018 yılı ortalarından bu yana dünya ticaretinde artan gerilim, Avrupa ve gelişen pazarlarda büyümenin azalması ve piyasaların daha değişken hale gelmesi ülkenin dış pazarlarında daralmaya neden olmuştur. Brexit’e ilişkin belirsizliğin bir süre devam etmesi de ekonomik yavaşlamaya katkı yapmıştır.
Enflasyon baskısının azalmasına rağmen 2026 yılında büyüme oranında değişiklik beklenmemektedir. 2025 yılında sabit fiyatlara göre yüzde 1,3 oranında artması beklenen GSYİH’nın, 2026 yılında da yüzde 1,3 oranında artacağı tahmin edilmektedir.
Maliye politikasının kısıtlı kalmaya devam etmesi, iş dünyası güveninin zayıf kalması ve ABD’nin tarife belirsizliğinin ihracat odaklı işletmeleri olumsuz yönde etkilemesi beklenmektedir. Büyümenin 2027'den itibaren hızlanması öngörülmektedir.
IMF verilerine göre 2025 yılında yüzde 3,4 olan tüketici fiyatlarına göre yıllık ortalama enflasyon oranının 2026 yılında yüzde 2,5 olacağı tahmin edilmektedir. Baz etkilerindeki dalgalanmalar ve yüksek enerji maliyetleri nedeniyle manşet enflasyon 2025’te yükselmiştir. Birçok işletme, sigorta primlerindeki artış ve asgari ücretten kaynaklanan yüksek maliyetleri tüketicilere yansıtmaktadır. İç talep kaynaklı enflasyonun zayıf kalması beklenmektedir.
Birleşik Krallık İstatistik Kurumu-ONS verilerine göre 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla yıllık tüketici fiyatları enflasyonu yüzde 4,1’dir. 2025 yılı Eylül ayı enflasyonu, ağustos ayı yıllık tüketici enflasyonu ile aynı kalmıştır. 2025 yılı Eylül ayında enflasyondaki artışa en fazla katkıda bulunan sektör taşımacılık olmuştur. Eğlence ve kültür, yiyecek ve alkolsüz içecekler sektörü fiyatları ise en büyük telafi edici düşüş katkılarını yapmıştır.
Kamu borç stokunun GSYİH’ya oranı yüksektir. Hane halkı borç stoku da yüksektir. Hane halkı tasarrufu geçmişten günümüze düşük düzeylerde seyretmektedir. Sterlin, Brexit referandumu sonrasında değer kaybetmiştir. Cari işlemler açığı hacmi de son yıllarda azalmasına rağmen hâlâ büyüktür. Bunun başlıca sebebi büyük dış ticaret açığıdır.
2025 yılında yüzde 3,1 oranında açık vereceği tahmin edilen cari işlemler dengesinin GSYİH'ya oranının, 2026 yılında da yüzde 3 oranında açık vermesi beklenmektedir. 2025 yılında yüzde 103,4 olacağı tahmin edilen devletin genel net borcunun GSYİH'ya oranının, 2026 yılında yüzde 104,8 olması beklenmektedir.
Yeşil enerji, konut ve altyapı inşaatı alanlarında yeni yatırımlarda hükümetin destekleyici politika ve uygulamaları paralelinde artış beklenmektedir. Harcanabilir gelir, enerji ve gıda gibi temel ihtiyaç maddelerinin hâlâ yüksek fiyatlı seyretmesi ve yüksek mortgage maliyetleri nedeniyle kısıtlanmaya devam etmektedir. Ancak, gerileyen enflasyon ve düşen faiz oranları hane halkı harcamalarını destekleyici etki yapacaktır.
Pazar Fırsatları ve Tüketim
Birleşik Krallık, zengin ve gelişmiş bir ülkenin sunduğu pazar fırsatlarını sunmaya gelecekte de devam edecektir. Ülkenin yaklaşık 4 trilyon dolarlık GSYİH’sı ve 50.000 dolar üzerindeki kişi başına düşen milli geliri önemli bir pazar büyüklüğü anlamına gelmektedir.
BK, gelişmiş bir tüketim pazarıdır. Demografik eğilimlerin önümüzdeki yıllarda harcama davranışları üzerinde önemli etkisi olacaktır. Ülke nüfusu diğer batı Avrupa ülkelerine kıyasla daha yavaş olsa da yaşlanmaktadır. Ülkenin sosyolojik eğilimlere bağlı olarak yaşlanan nüfus profili sağlık hizmeti ve dinlence, boş zaman geçirme alanlarında talep yaratmaktadır.
Diğer pek çok gelişmiş tüketim pazarında olduğu gibi BK’da da perakende sektörü çevrimiçi alışverişin artması, teknolojik gelişmeler ve tüketicinin değişen talebi gibi nedenlerle evrim geçirmektedir. Bu eğilimler dağıtım kanallarını değiştirmeye devam edecektir. BK, kişi başına düşen çevrimiçi harcamalar bakımından dünyanın önde gelen ülkelerinden biridir.
2025 yılı 3. çeyreğinde (Temmuz-Eylül) perakende satış hacmi (satın alınan miktar) 2’nci Çeyreğe (Nisan-Haziran) kıyasla yüzde 0,9 artmıştır. Aylık bazda satış hacmi Eylül 2025’te ağustos ayındaki yüzde 0,6 artışın ardından yüzde 0,5 artmıştır. Satış hacminde yıllık bazda artış Eylül 2025 itibarıyla yüzde 1,5’tir. 2025 yılı Temmuz-Eylül döneminde otomotiv yakıtları dışarıda bırakıldığında perakende satış hacmi yüzde 1,4 artış kaydetmiştir.
Satış hacimleri Şubat 2020’deki koronavirüs pandemisi öncesi seviye ile karşılaştırıldığında yüzde 1,6 gerilemiştir. Temmuz-Eylül 2025 döneminde gıda sektöründe perakende satış hacmi yüzde 0,1 artarken, çok katlı mağazaların satışları yüzde 0,4, hazır giyim, ayakkabı mağazalarının satışları yüzde 4,4, ev eşyası mağazalarının satışları yüzde 1,3 artmıştır. Otomotiv yakıtları satış hacminde yüzde 3 daralma söz konusudur.
Web siteleri, tabletler ve cep telefonları aracılığıyla yapılan satışların perakende satışlar içindeki payı artmıştır. E-ticaretin büyümesi, önceki otuz yılın çoğunu yeni müşterilere ulaşmak ve satışları artırmak amacıyla yeni mağazalar açarak geçiren geleneksel perakendeciler için ciddi sıkıntılar yaratmaktadır. Covid-19 salgını sürecinde hemen hemen tüm sektörlerde çevrimiçi satışlar artmıştır. Gıda perakende kar marjlarındaki düşüşün indirimli süpermarketlerin genişlemesinden kaynaklandığı ancak gıda dışı ürünler için kar marjlarının düşmesinin en önemli sebebinin internet satışları olduğu belirtilmektedir.
Çevrimiçi yapılan harcamalar 2025 yılı üçüncü çeyreğinde (Temmuz-Eylül) önceki çeyreğe (Nisan-Haziran) göre yüzde 3,5 artmıştır. Çevrimiçi harcamalarda 2024 yılının üçüncü çeyreğine kıyasla yüzde 5 artış söz konusudur. Çevrimiçi harcamalarda Eylül 2025’te aylık veriler itibarıyla yüzde 1,4 artış söz konusu iken, yıllık bazda 2024 yılı Eylül ayına kıyasla yüzde 5,6 artış olmuştur.
Ülkedeki tüm satışlar (mağaza içi ve çevrimiçi beraber) Eylül 2025’te yüzde 0,7 artmıştır. Sonuç olarak, çevrimiçi satışların toplam satışlar içindeki payı Ağustos 2025’te yüzde 27,8 iken Eylül 2025’te yüzde 28’e yükselmiştir.
Bölgesel Eğilimler
Londra ve İngiltere’nin güneydoğu bölgesi GSYİH’nın yüzde 30’undan fazlasını oluşturmakta olup, BK’nın geri kalanından daha zengindir. Büyük Londra olarak tanımlanan alan ise Avrupa’da refah düzeyi en yüksek olan alandır. Londra’da gelir dağılımı oldukça dengesizdir ve İngiltere’nin gelir düzeyi en düşük insanları da başkentte yaşamaktadır. Ülkedeki gelir düzeyi en düşük olan bölgeler ise Kuzey İrlanda, Galler ve İngiltere’nin kuzeybatısında yer almaktadır. Bu bölgelerde işsizlik oranı da yüksektir. Galler ve Kuzeybatı İngiltere’de kömür, çelik ve gemi inşa gibi ağır sanayi bulunmaktadır. Bu bölgeler söz konusu sektörlerde yaşanan gerileme nedeniyle olumsuz etkilenmiştir. Geri kalan bölgeler ve İskoçya’da ise hem gelir düzeyi yüksek hem de düşük gelire sahip kişiler bulunmaktadır. Diğer taraftan bu bölgelerde de gelir dağılımında bölgesel olarak çeşitli eşitsizlikler bulunmaktadır.
Dış Ticaret
Trademap verilerine göre, Birleşik Krallık, 2024 yılında dünyaya 513 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Ülkenin 2024 yılında dünyadan ithalatı 816 milyar dolar olmuştur. 2024 yılında ülkenin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 1,3 azalmış, ithalatı ise yüzde 3 artmıştır. Bazı istisnai haller dışında ülkenin dış ticareti sürekli açık vermektedir. 2024 yılında dış ticaret açığı önceki yıla göre yüzde 11,4 artarak 303 milyar dolar olmuştur.
Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık arasında Brexit sonrası dönemde tesis edilecek yeni ticaret düzenine ilişkin taraflar arasında yürütülen müzakerelerde 24 Aralık 2020 tarihinde anlaşmaya varılmıştır. 1 Ocak 2021’de yürürlüğe giren anlaşmaya göre Birleşik Krallık, iş ve seyahat konularında anlaşmazlık olmaması için Avrupa Birliği kurallarını takip etmeye devam edecektir. Anlaşma ile çoğu malın gümrüksüz ticareti garanti altına alınmış olup, iklim değişikliği, enerji, güvenlik ve ulaşım gibi konularda iş birliği devam edecektir.
Doğrudan Yabancı Yatırımların Görünümü
UNCTAD verilerine göre 2024 yılı itibarıyla Birleşik Krallık’a gelen doğrudan yabancı yatırım stoku 3,25 trilyon dolardır. 2024 yılında ülkeye gelen doğrudan yabancı yatırım akışı -40 milyar dolar olmuştur. Birleşik Krallık’ın 2024 yılında ülke dışındaki doğrudan yabancı yatırım stoku 2,29 trilyon dolar, akışı ise 25,3 milyar dolardır.
Ülke, yabancı yatırımcılar açısından en liberal ortamlardan birine sahiptir. Sermaye kontrolleri 1979 yılında, diğer AB ülkelerinden en az 10 yıl önce, ortadan kaldırılmıştır.
Hükümetler 80’lerden beri yabancı yatırımları ülkeye çekmeye çalışmaktadır. Sermaye piyasalarının yapısı yabancı yatırımcıların yerel firmaları devralmalarına uygun şekilde oluşturulmuştur. Hükümetler de bu tip devralmalarda herhangi bir kısıtlamada bulunmamaktadır. İngiltere’nin yabancı sermayeye politik yaklaşımı ‘ekonomik faaliyetin milliyetinden çok yeri önemlidir’ olarak değerlendirilmektedir. İngiltere’de yabancı sermaye önündeki engelleri iki alan belirlemektedir. Bunlardan biri rekabet politikası diğeri ise milli güvenliktir. Önümüzdeki dönemde İngiltere’nin yabancı sermayeye yaklaşımının yine liberal bir çizgide devam etmesi beklenmektedir.
Türkiye ile Ticaret
Geleneksel olarak ülkemizin çok önemli bir ticaret ortağı olan Birleşik Krallık, Türkiye’nin dış ticaretinde fazla verdiği ülkelerden biridir.
Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılması ve AB ile bir serbest ticaret anlaşması akdetmesi neticesinde 1 Ocak 2021 tarihi itibarıyla ülkemiz ile AB arasındaki Gümrük Birliği, BK ile ilişkilerimizde geçerliliğini yitirmiştir. Türkiye ve Birleşik Krallık arasında 29 Aralık 2020 tarihinde bir serbest ticaret anlaşması imzalanmıştır. 1 Ocak 2021 tarihinde işlerlik kazanan BK-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması, Gümrük Birliği ile getirilen kazanımları korumuş, sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini sıfırlamıştır. Temel tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinde AB ile mevcut tavizler ölçeklendirilerek yeni ticari ilişkimize yansıtılmıştır. Anlaşma ile ayrıca, aralarında çikolata, şekerleme, bisküvi, üzüm suları, gıda müstahzarları ile taze sebze ve meyvelerin de yer aldığı 90 civarında tarım ve işlenmiş tarım ürününde, Birleşik Krallık’ın değişen vergi yapısı uyarınca, AB ile mevcut düzenlemenin ötesine geçecek şekilde vergi muafiyeti elde edilmiştir. Hizmet, yatırım, tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinde yeni ticari ilişkiler geliştirilmesi konusunda mutabakat sağlanmıştır.
2024 yılında ülkeye ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 22,7 artarak 15,3 milyar dolara ulaşmıştır. 2024 yılında Türkiye’nin ülkeden ithalatı ise yüzde 5 artarak 6,8 milyar dolara ulaşmıştır. 2024 yılında ikili ticaretimizde Türkiye lehine 8,44 milyar dolarlık fazla söz konusudur. 2024 yılında ülkenin toplam ihracatımızdaki payı yüzde 5,8 olup 3’üncü sıradadır. 2024 yılında ülkenin toplam ithalatımızdaki payı ise yüzde 1,99 olup 13’üncü sıradadır.
2025 yılında ülkeye ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 9,2’lik artışla 16,7 milyar dolara ulaşmıştır. 2025’te Türkiye’nin söz konusu ülkeden ithalatı yüzde 6’lık artışla 7,2 milyar dolara çıkmıştır. 2025 yılında da iki ticaretimizde Türkiye lehine 9,5 milyar dolarlık fazla söz konusudur. Ülkenin toplam ihracatımızdaki payı yüzde 6,1 olup 3’üncü sıradadır. İthalatımızdaki payı ise yüzde 2 olup 12’nci sıradadır.
Yatırım İlişkileri
TCMB verilerine göre 2024 yılı itibarıyla yurtdışından Türkiye'ye gelen 7 milyar dolar değerindeki toplam doğrudan yatırım stokunda, İngiltere 372 milyon dolar ve yüzde 6 pay ile 7. sıradadır.
Türkiye’ye yatırım yapan ve Türkiye’den mal tedarik eden önemli İngiliz firmaları bulunduğu gibi Birleşik Krallık’ta kendi dağıtım ve satış kanallarını, şubelerini açmış olan Türk firmaları da bulunmaktadır.
TCMB verilerine göre Türk firmaları tarafından Birleşik Krallık’a gerçekleştirilen doğrudan yatırım stoku 2024 yılı itibarıyla 733 milyon dolardır. Türkiye’nin 7 milyar dolar değerindeki toplam doğrudan yurtdışı yatırım stokunda İngiltere, yüzde 11 pay ile 3. sıradadır.
Türkiye’deki İngiliz sermayesi altyapı, enerji, gıda ve turizm alanlarına yönelmektedir. Ayrıca, Türkiye üzerinden Rusya, Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetlerine açılma ihtimali de İngiliz yatırımcılar tarafından Türkiye’nin tercih edilmesinde önemli bir faktördür. Türkiye’de yatırım yapan önemli firmalar arasında Vodafone, HSBC ve Marks & Spencer bulunmaktadır.
Türk iş adamlarının sermaye birikimi genel olarak İngiltere’nin kuzey bölgesinde yoğunlaşmıştır. Diğer taraftan, önde gelen Türk firmalarının İngiltere’de dağıtım ve satış odaklı temsilcilikleri ve Türk banka şubeleri bulunmaktadır.
Esas Holding, Opet International Ltd, Pladis Foods Limited (Yıldız Holding), Beko PLC, Simit Sarayi UK Ltd, Vestel UK Ltd, İş Bankası, Ziraat Bankası, Dome Capital, Azumi Ltd. (Doğuş Grubu-lüks restorancılık), Genus Ltd. (Tekstil-konfeksiyon), Vitra (UK) Ltd., Metal Yapı UK Ltd (Alüminyum dış cephe firması), Barsan Global Logistics Ltd, Korozo Uk Ltd (Ambalaj), Ant Yapı UK Ltd, Aster Tekstil, Getir (lojistik/e-ticaret) bunların önde gelenleridir.
Çok sayıda Türk firması İngiltere’de ofis, mağaza veya şube açmaya devam etmektedir. Ayrıca her yıl çok sayıda Türk firması İngiltere’de düzenlenen fuarlara katılım sağlamaktadır.
Bursa’nın İhracatı
Türkiye’de ihracatın lokomotif kentlerinden biri olan Bursa’nın Birleşik Krallık’a ihracatı, 800 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. 2024 yılında BK’ya 819 milyon dolarlık dış satıma imza atan Bursa, 2025 yılında ihracat performansını yüzde 0,4’lük bir artışla 822 milyon doların üstüne çıkardı. Türkiye’nin BK'ya toplam ihracatı içerisinde Bursa’nın payı günden güne artmaktadır.